MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/04/2019 NUMARASI: 2017/1325 Esas, 2019/492 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 23/03/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kooperatifin tasfiye aşamasına geçmediğini, davalının kooperatif üyesi olup kendisine tahsis edilen daireyi üçüncü şahsa satmasının üyeliğin devri anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle müvekkili kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, ancak davalının aidat borcunu ödemediğini, bu sebeple İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan takibe haksız itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/3076 Esas KARAR NO: 2023/349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 18/04/2019 NUMARASI: 2017/1325 Esas, 2019/492 Karar DAVA: İTİRAZIN İPTALİ KARAR TARİHİ: 23/03/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkili kooperatifin tasfiye aşamasına geçmediğini, davalının kooperatif üyesi olup kendisine tahsis edilen daireyi üçüncü şahsa satmasının üyeliğin devri anlamına gelmeyeceğini, bu nedenle müvekkili kooperatife karşı mali yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, ancak davalının aidat borcunu ödemediğini, bu sebeple İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında yapılan takibe haksız itiraz ettiğini belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, % 20 oranında icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevabında; müvekkilinin tahsis edilen konutu ve üyeliği üçüncü sahsa devrettiğini, davanın bu şahsa ihbarı gerektiğini, kooperatiften ayrılmanın şekle tabi olmadığını, müvekkilinin 2013 yılı Aralık ayında kooperatiften çıkacağını kooperatin yönetim kurulu başkanına bildirdiğini, takipte kooperatif unvanında tasfiye halinde olduğu belirtilmesine rağmen, dava dilekçesinde kooperatifin tasfiye halinde olmadığının ifade edildiğini, kooperatif tasfiye halinde değilse müvekkilinin takipte belirtilen tasfiye halinde unvanlı kooperatife borcu olmayacağını, inşaatın bitmesinden ve iskan alınmasından sonra kooperatifin dağılması gerektiğini, ancak kooperatif yöneticilerinin maaş alabilmek için kooperatifi ayakta tuttuğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalının ortaklıktan çıktığına veya ortaklığı devrettiğine dair delil bulunmadığı, taşınmaz devrinin ortaklığın devri anlamına gelmeyeceği, davalının 2014 yılı Ocak ve 2017 Ağustos dahil bu tarihler arasındaki aidat borcunu ödemediği, kooperatifin davalıdan 5.825,00 TL aidat ve 2.188,88 TL gecikme faizi alacağı olmak üzere toplam 8.103,88 TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile takibin 5.825,00 TL asıl alacak ve 2.188,88 TL faiz alacağı yönünden devamına, asıl alacağın % 20'si tutarında icra tazminatına hükmedilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Karar, yasal süre içerisinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; çıkmanın yazılı ya da resmi şekle bağlı olmadığını, üyelikten çıktıklarının tanıkla ispatı mümkün bulunmasına rağmen tanıklarının dinlenmediğini, kooperatif kayıtlarının düzgün tutulmaması nedeniyle müvekkilinin kooperatiften çıkması ile ilgili kayıt bulunmadığını, müvekkilinin kooperatiften çıkmadığı kabul edilse dahi, kooperatifin inşaatı bitirmesi ve üyelerine ...