Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2019/3424 · K. 2023/522
Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3424 K. 2023/522

E. 2019/3424K. 2023/52211 Mayıs 2023
idari para cezasıidari yaptırımtazminatçevresel etki değerlendirmesirücuen tazminattenkisyasal süredava açma süresiilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasıiptal davası
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ilk olarak 20/03/2015 tarihinden 20/03/2016 tarihine kadar geçerli Çevre Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 30/03/2016 tarihinde yenilerek 30/03/2017 tarihine kadar geçerli olacak yeni bir sözleşmenin imzalandığını, müvekkili aleyhine idari para cezasının kesildiğini, idari para cezası kararına ilişkin 14/10/2016 tarihli ve ... sayılı yazının, ekinde idari yaptırım karar tutanakları ile birlikte müvekkili firmanın danışmanlık aldığı davalı şirkete 21/10/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin idari yaptırım kararı ve tutanaklarını ilk kez davalıdan talep ettiği raporun ekinde gördüğünü, bu süreçte davalı tarafından idari yaptırım kararının tebellüğ edildiğine dair müvekkiline hiçbir...

Karar Metni

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2019/3424 Esas KARAR NO: 2023/522 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 29/05/2019 NUMARASI: 2018/201 Esas, 2019/530 Karar DAVA: TAZMİNAT (Rücuen Tazminat) KARAR TARİHİ: 11/05/2023 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında ilk olarak 20/03/2015 tarihinden 20/03/2016 tarihine kadar geçerli Çevre Danışmanlık Sözleşmesi akdedildiğini, sözleşmenin 30/03/2016 tarihinde yenilerek 30/03/2017 tarihine kadar geçerli olacak yeni bir sözleşmenin imzalandığını, müvekkili aleyhine idari para cezasının kesildiğini, idari para cezası kararına ilişkin 14/10/2016 tarihli ve ... sayılı yazının, ekinde idari yaptırım karar tutanakları ile birlikte müvekkili firmanın danışmanlık aldığı davalı şirkete 21/10/2016 tarihinde tebliğ edildiğinin öğrenildiğini, müvekkilinin idari yaptırım kararı ve tutanaklarını ilk kez davalıdan talep ettiği raporun ekinde gördüğünü, bu süreçte davalı tarafından idari yaptırım kararının tebellüğ edildiğine dair müvekkiline hiçbir bildirim yapılmadığını, müvekkilinin, ödeme ve dava süreleri geçtikten sonra Çevre ve Şehircilik Müdürlüğünden durumu tesadüfen öğrendiklerini, süresinde ödeme yapılmaması ve idari yaptırım kararına karşı İdare Mahkemesine başvuru için dava açma süresinin geçirilmesi nedeniyle 19.372,00 TL tutarlı idari para cezasının müvekkili tarafından 12/05/2017 tarihinde ödendiğini, davalının, aralarındaki sözleşmeye aykırı davranması sebebiyle tam kusurlu olduğunu ve bu sebeple müvekkilinin zarara uğradığını belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla 19.372,00 TL'nin temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmenin 7. maddesi uyarınca iş bu davanın halli bakımından İstanbul Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davacı tarafından ödendiği iddia edilen ve müvekkili şirketin sorumlu olduğundan bahisle rücuen tazmini talep edilen idari para cezasının henüz müvekkili şirket ile sözleşme dahi akdedilmeyen dönem ile ilgili olduğunu, sözleşmenin 4.a maddesinde, sözleşmenin imzalandığı tarihten önce yapılması gereken müracaatlardan doğabilecek olan zararların işverenin sorumluluğunda olduğunun belirtildiğini, bu nedenle müvekkiline herhangi bir kusur izafe edilemeyeceğini, idari yaptırım kararı ve eklerinin, davacının beyanlarının ve iddialarının aksine müvekkili olduğu şirkete değil davacı şirkete tebliğ edildiğini, dava dilekçesi ekinde sunulan Ek-2 sıra numaralı kağıdın (ÇED süreci durum raporu) müvekkili tarafından düzenlenmediğini belirterek davanın yetkisizlik sebebiyle usulden aksi halde esastan reddine karar verilmesini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEME KARARI:İlk derece mahkemesince; idari para cezasına konu eylemin, kısacası reaktör...

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3445 · K. 2023/652

1 Haziran 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3912 · K. 2023/962

5 Ekim 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3224 · K. 2023/484

4 Mayıs 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3522 · K. 2023/693

15 Haziran 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3417 · K. 2023/547

18 Mayıs 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

E. 2019/3201 · K. 2023/452

19 Nisan 2023