"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından istinaf istemi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulmuş, karar davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı adına dava takipçisi tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı asıl dava dilekçesinde; Niğde ili Çamardı ilçesi Çukurbağ köyündeki 255 ada 3...
Hukuk Genel Kurulu 2019/790 E. , 2022/310 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından istinaf istemi kabul edilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp yeniden hüküm kurulmuş, karar davalı tarafın temyizi üzerine Yargıtay 1. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Bölge Adliye Mahkemesince Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalı adına dava takipçisi tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı asıl dava dilekçesinde; Niğde ili Çamardı ilçesi Çukurbağ köyündeki 255 ada 3 parsel sayılı taşınmazın mirasbırakan babası Mehmet Umucuya ait olduğunu, davalı kardeşi ...nun murisin yaşlılığından faydalanarak anılan taşınmazı üzerine geçirdiğini, bu şekilde mirastan mahrum bırakıldığını, davalının murisi kandırdığını ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili 17.10.2016 tarihli beyan dilekçesi ile; temlikin muvazaa nedeniyle geçersiz olduğunu, dava dilekçesinde taşınmazın ada bilgisinin 225 yerine yanlışlıkla 255 yazıldığını bildirerek tapu kaydının iptali ile müvekkilinin miras payı oranında adına tescilini istemiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı adına dava takipçisi cevap dilekçesinde; öncelikle davanın hak düşürücü ve zamanaşımı süreleri nedeniyle reddi gerektiğini, iddiaları kabul etmediklerini, müvekkilinin 2000 yılında diğer mirasçıların da bilgisi dahilinde dava konusu taşınmazı muristen satın aldığını, o tarihten beri çekişmesiz şekilde malik sıfatıyla kullandığını, murisin başka taşınmazlarının da olduğunu, murisin ölümünden sonra mal paylaşımı sırasında dava konusu taşınmazın gündeme getirilmediğini, müvekkili tarafından davacı aleyhine el atmanın önlenmesi davası açıldıktan sonra bu davanın açıldığını, muvazaalı bir satış işlemi bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk Derece Mahkemesi Kararı: 6. Çamardı Asliye Hukuk Mahkemesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/64 E., 2017/26 K. sayılı kararı ile; satış işleminin 18.07.2000 tarihinde yapıldığı, murisin 27.05.2004 tarihinde öldüğü, davanın ise 04.08.2016 tarihinde açıldığı gözetildiğinde davacının satış işleminden haberdar olmadığı iddiasının hayatın olağan akışına uygun bulunmadığı, tapudaki satış bedeli ile taşınmazın gerçek değeri arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı sayılamayacağı, mahalli bilirkişi ve tanık anlatımları uyarınca davacının muvazaa iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı: 7. İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf yoluna başvu...