Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Yargıtay/E. 2021/7138 · K. 2022/2120
Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/7138 K. 2022/2120

E. 2021/7138K. 2022/212015 Mart 2022
hak düşürücü süretapu iptalitapu iptali ve tescilistinaf yolutapuya tescilyasal sürezilyetlik
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen 22/04/2021 tarihli 2020/1666 Esas 2021/965 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 15.03.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ve vekili Avukat ... geldi.Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı asil gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 443 parselin 3300 m2 kendi adına, 394 parselin 1400 m² yüzölçümüyle davalı adına kayıtlı olup, taşınmazların bitişik olduğunu, komşu 392,393,394 ve 443 parsellerin öncesinde bütün...

Karar Metni

1. Hukuk Dairesi 2021/7138 E. , 2022/2120 K.

"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince verilen 22/04/2021 tarihli 2020/1666 Esas 2021/965 Karar sayılı karar yasal süre içerisinde davacı vekili tarafından duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 15.03.2022 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı asil ve vekili Avukat ... geldi.Davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı asil gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekilin sözlü açıklamaları dinlendi, dosya incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, 443 parselin 3300 m2 kendi adına, 394 parselin 1400 m² yüzölçümüyle davalı adına kayıtlı olup, taşınmazların bitişik olduğunu, komşu 392,393,394 ve 443 parsellerin öncesinde bütün halde tapuda kayıtlı ve 72 hisseden oluştuğunu, 1970 yılında yapılan kadastro çalışmalarında hissedarlar arasında 1958 yılında yapılan rızaen ve haricen taksimle 392 parselin ... ... (9/72 hisse), 393 parselin ... ... (18/72 hisse), 394 parselin ... ... (9/72 hisse), 443 parselin ... ... (27/72) adına tespit ve tescil edildiğini, ancak taşınmazların yüzölçümlerinin belirlenen hisselere uygun olmadığını, hisse oranlarıyla parsellerin denk olmadığını, 394 parsel sayılı taşınmazın 1958 yılında davalının babası ... ...e satış yoluyla devredildiğini, 443 parsel sayılı taşınmazı ise 2002 yılında ... ... mirasçılarından satın aldığını, fiili kullanımların tapudaki yüzölçümlerine uymadığını ileri sürerek, 443 parselin yüzölçümünün 5.185,71 m2 olarak, davalı adına kayıtlı 394 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün ise 1.728,57 m2 olarak düzeltilmesine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı, mirasbırakanı ...in ölümü üzerine 394 parsel sayılı taşınmazın mirasçılar arasında yapılan rızai taksim sonucu kendisine verildiğini, babası ...in taşınmazı 1958 yılında satın aldığını,sınırlarını değiştirmeden kullandıklarını, davacının kullandığı parselin fiilen 5 dönüme yakın olduğunu, dava dışı 392 parsel sayılı taşınmazın en küçük yüzölçümüne sahip olması gerektiğini, hatanın 392 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını, bu nedenle davayı kabul ettiğini beyan etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince; davalının sınırlarda kayma olduğunu, sorunun dava dışı 392 parsel sayılı taşınmazdan kaynaklandığını, davayı bu şekilde kabul ettiğini beyan ettiği,davalı beyanının şarta bağlı olması nedeniyle kabul olarak değerlendirilemeyeceği, davacının iddiasının tespit öncesi nedene dayandığı, 3402 sayılı Yasa'nın 12/3 maddesinde öngörülen 10 yıllık süre içerisinde davanın açılmadığı gerekçesiyle, davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk ...

Benzer Kararlar

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/7587 · K. 2022/2119

15 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/7633 · K. 2022/2113

15 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/7600 · K. 2022/2114

15 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/9462 · K. 2022/4082

24 Mayıs 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/7180 · K. 2022/2412

24 Mart 2022

Yargıtay1. Hukuk Dairesi

E. 2021/8177 · K. 2022/3255

19 Nisan 2022