"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 19. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mah. Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bayilik sözleşmesi gereği teminat olarak verdiği senedin satılan mal karşılığı alındığı iddiası ile dava dışı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini, ayrıca aynı borçla ilgili başka bir mükerrer icra takibi de yapıldığını, bu takipler nedeniyle davacının evinde ve işyerinde defalarca haciz işlemleri yapılıp, icra satışlarına maruz kaldığını, alacaklarına tedbirler konulduğunu,...
Hukuk Genel Kurulu 2019/806 E. , 2022/446 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 19. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mah. Sıfatıyla)
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 19. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin bayilik sözleşmesi gereği teminat olarak verdiği senedin satılan mal karşılığı alındığı iddiası ile dava dışı şirket tarafından icra takibine konu edildiğini, ayrıca aynı borçla ilgili başka bir mükerrer icra takibi de yapıldığını, bu takipler nedeniyle davacının evinde ve işyerinde defalarca haciz işlemleri yapılıp, icra satışlarına maruz kaldığını, alacaklarına tedbirler konulduğunu, sonuç olarak müvekkilinin iflâsına neden olunduğunu, teminat senedinin iptali için açılan menfi tespit davasında hâkimin yargılama faaliyeti sırasında farklı bir anlam yüklenemeyecek kadar açık, kesin kanun maddelerine ve delillere aykırı hüküm kurduğunu, davaya hukuka ve hakkaniyete aykırı olarak baktığını, hâkimin hakkı yerine getirmekten kaçındığını, takdir yetkisini hep davalı lehine kullanıp verdiği aykırı kararların bir kısmından rücu ettiğini, bir kısmına ise direndiğini, davanın on bir sene uzamasına sebebiyet verdiğini, bu şekilde davacının maddi ve manevi zararına sebep olduğunu, önce adli yardım talepleri hakkında karar verilmeden harç ile ilgili ara kararın kurulduğunu, daha sonra ise bu karardan rücu edildiğini, mevcut olmayan sebeplere dayanarak hüküm verildiğini, verilen kararlarla mükerrer tahsilata göz yumulduğunu, mahkemenin 21.09.2010 tarihinde verdiği kararın Yargıtay tarafından bozulduğunu ancak bozmadan sonra aynı hâkim tarafından kararlar verildiğini, hâkimin kendisinden beklenen özeni göstermeden tek taraflı hakkaniyete aykırı hukuk dışı kararlar verdiğini, Yargıtayın bozma ilamına uyulmadığını, gerekçe bölümünde yazdığı üzere yapılan tahkikata itiraz yokmuş gibi gösterildiğini, kurulan hükümlerden rücu edildiğini, kararların mesnetsiz birinci bilirkişi raporuna göre verildiğini, tüm itirazlara rağmen ek raporun aynı heyete hazırlatıldığını, gerçekle ilgisi bulunmayan rapor düzenlenip takip dosyasındaki çek sayısının arttırıldığı, bu şekilde bilirkişilerin işlemiş oldukları fiilleri tüm itirazlara rağmen hâkimin görmezlikten geldiğini ileri sürülerek; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK)46/1-a,c,ç,d ve e maddelerine göre usul, esas, hukuk ve yasalara aykırı hâkim kararları ile on bir seneyi aşan dava süresi nedeniyle müvekkilinin uğramış olduğu zarar karşılığı olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000TL maddi ve 20.000TL manevi tazminat olmak üzere toplam 25.000TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline...