"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacının İstemi: 4. Davacı 26.06.2018 tarihli dava dilekçesinde; 32264 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesine ilişkin olarak İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2012/106 E., 2012/1432 K. sayılı karar ile hâkimin reddi talebi hakkında İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2015/37 E., 2015/37 K. sayılı kararın hukuka aykırı olduğunu ve bu kararlara ilişkin temyiz başvurularının incelenmeksizin kamu gücü kullanılarak reddedildiğini, haklarının ihlâl...
Hukuk Genel Kurulu 2019/410 E. , 2022/532 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : (Kapatılan)Yargıtay 14. Hukuk Dairesi
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacının İstemi: 4. Davacı 26.06.2018 tarihli dava dilekçesinde; 32264 ada 10 parsel sayılı taşınmaz hakkında ortaklığın giderilmesine ilişkin olarak İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2012/106 E., 2012/1432 K. sayılı karar ile hâkimin reddi talebi hakkında İzmir 2. Sulh Hukuk Mahkemesince verilen 2015/37 E., 2015/37 K. sayılı kararın hukuka aykırı olduğunu ve bu kararlara ilişkin temyiz başvurularının incelenmeksizin kamu gücü kullanılarak reddedildiğini, haklarının ihlâl edilmesi nedeniyle zarara uğradığını, belirtilen dosyadaki davacıların terekeye ortak olmadıkları hâlde ortakmış gibi gösterilerek İzmir 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin gerekçeli kararına yazıldığını, davaya konu 32264 ada 10 parselin parasını annesine ödemesine karşın yaşının küçük olması nedeniyle taşınmazın İsmail Pehlivan adına kaydedildiğini, terekeye ortak olmayan kişilerin davaya dâhil edilmelerinin hukuken usulsüz olduğunu gibi usulsüz tebligata dayanılarak kararın kesinleştirilmesinin de hukuka aykırı olduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna sunulmak üzere verdiği dilekçeler hakkında Yargıtay 6. ve 20. Hukuk Dairelerinin karar veremeyeceğini, yaşanan süreç içerisinde davaya konu olan taşınmaz ile İsmail Pehlivan'ın velisi olması nedeniyle gasp ettiği taşınmaz ve kaçırdığı terekeden dolayı kaybının 1.836.590.83TL olduğunu, Anayasa'da güvence altına alınmış olan temel hak ve özgürlükleri ile hukuktan doğan haklarının kamu gücü tarafından ihlâl edildiğini ileri sürerek, manevi hakları saklı kalmak kaydıyla maddi zararının kısmen karşılanması için yasal faizi ilave edilerek şimdilik 80,000TL tazminatın tahsilini, ayrıca başvuru, harcırah, yol, posta, yasal tarife üzerinden dilekçe yazdırma masrafları ve diğer masrafların faizleriyle birlikte tümünün davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı Maliye Hazinesi vekili; öncelikle davanın süresinde açılıp açılmadığının belirlenerek bu nedenle reddi gerektiğini, kararların yasal mevzuata uygun olarak verildiğini ve yargısal denetimden geçerek kesinleştiğini, kusur, kasıt ve hata bulunmadığını, davanın yersiz ve haksız olarak açıldığını, tazminat talebine ilişkin yasal dayanak gösterilmediğini, bu nedenle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 46. maddesinde belirtilen şartların oluşmadığını, HMKnın 48. maddesine göre maddi zararın oluştuğunu gösteren bir delil de bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. 6. İhbar olunan hâkim ... vekili; davanın haksız olup reddi gerektiğini, hâkimlik mesleğinde birinci sın...