"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla) 1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı dava dilekçesinde; Ayanoğlu Köyündeki 12 adet taşınmazın 1920 ile 1947 yılları arasına kadar dedesi Mahmut Barlasın nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu, 1985 yılına kadar da babası Ali Barlasın tasarruf ettiğini, bir kısım köylülerle birlikte babası ve kardeşlerinin sulh hukuk mahkemesinde tescil davaları açtıklarını, davalar devam ederken köyde kadastro tespit çalışmalarının başladığını, mahkemece 13.09.1985 tarihinde 28 adet taşınmazın...
Hukuk Genel Kurulu 2019/138 E. , 2022/451 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Yargıtay 4. Hukuk Dairesi (İlk Derece Mahkemesi Sıfatıyla)
1. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı Yargıtay 4. Hukuk Dairesince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılan yargılama sonunda, davanın esastan reddine karar verilmiştir. 2. Karar davacı tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
I. YARGILAMA SÜRECİ Davacı İstemi: 4. Davacı dava dilekçesinde; Ayanoğlu Köyündeki 12 adet taşınmazın 1920 ile 1947 yılları arasına kadar dedesi Mahmut Barlasın nizasız fasılasız zilyetliğinde bulunduğunu, 1985 yılına kadar da babası Ali Barlasın tasarruf ettiğini, bir kısım köylülerle birlikte babası ve kardeşlerinin sulh hukuk mahkemesinde tescil davaları açtıklarını, davalar devam ederken köyde kadastro tespit çalışmalarının başladığını, mahkemece 13.09.1985 tarihinde 28 adet taşınmazın davalı olduğunun bildirildiğini, daha sonra davaların açılmamış sayılmasına karar verildiğini ve bunun üzerine mahkemece 13.09.1988 tarihinde köyde bulunan taşınmazlara ilişkin herhangi bir davanın olmadığının belirtildiğini, taşınmazlara ilişkin tüm davaların aynı mahkemenin 25.12.1987 tarihli ilamı ile açılmamış sayılmasına karar verildiğini, bu kararın yanlış olduğunu, mahkemece resen 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi uyarınca tüm davaların kadastro mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, kadastro tespit çalışmaları devam ettiği hâlde dava dışı İbrahim Sertel ve ailesinin Kiğı Asliye Hukuk Mahkemesinde 1985/138 E. sayılı dosya ile müdahalenin menî davası açtıklarını, bir yıl sonra davacı asılın vefat ettiğini ve iki yıl boyunca mirasçılarının veraset ilamını dosyaya sunmadıkları için 30.12.1988 tarihinde davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, hükmün tebliğ edilmediğini, kendi çabaları sonucu 20.03.2013 tarihinde kararı tebliğ alarak temyiz ettiğini, ihbar olunan Yargıtay 1. Hukuk Dairesi başkan ve üyelerinin dosyayı yeterince incelemeden, temyiz sebeplerini ve delilleri değerlendirmeden kararı onadıklarını, karar düzeltme talebinin de aynı şekilde reddedildiğini, açık kanun hükmüne göre dosyaların görevli kadastro mahkemesine gönderilmesi gerekliliğinin göz ardı edildiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 5.000TL tazminat ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı Cevabı: 5. Davalı Hazine vekili; davanın zamanaşımı süresi dolduktan sonra açıldığını, davanın niteliği gereği belirsiz alacak davası açılmasının mümkün olmadığını, tazminat talebine dayanak yapılan onama kararının yasal mevzuata uygun olarak verildiğini, herhangi bir kusur ve hata bulunmadığını, hâkimin sorumluluğuna ilişkin koşulların mevcut olmadığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. Özel Daire Kararı: 6. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 09.10.2018 tarihli ve 2018/3 E., 2018/49 K. sayılı kararı ile; Dava, hâkimlerin hukuki sorumluluğuna dayalı olarak tazminat istemine ilişkindir. Hâkimlerin yargısal...