Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; yerel mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle değer yönünden kesin olduğundan istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, kadastro çalışmaları sırasında Doğanşar İlçesi Camikebir Mahallesi çalışma alanında bulunan 180 ada 164 parsel sayılı taşınmazın zilyedi olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini istemiş, esasa...
1. Hukuk Dairesi 2021/4654 E. , 2022/4413 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince verilen davanın reddine ilişkin kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından yapılan inceleme sonucunda; yerel mahkeme kararının verildiği tarih itibariyle değer yönünden kesin olduğundan istinaf başvurusunun reddine dair verilen karar, süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı, kadastro çalışmaları sırasında Doğanşar İlçesi Camikebir Mahallesi çalışma alanında bulunan 180 ada 164 parsel sayılı taşınmazın zilyedi olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı, öncelikle hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddini istemiş, esasa ilişkin olarak ise zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının oluşmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF 1. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. 2.İstinaf Nedenleri Davacı vekili, taşınmazın davacı tarafından zilyet edildiğini, Anayasa ile teminat altına alınan mülkiyet hakkına ilişkin davalarda hak düşürücü sürenin uygulanamayacağını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
3. Gerekçe ve Sonuç Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 03.06.2020 tarihli 2019/1954 Esas, 2020/337 Karar sayılı kararıyla, çekişmeli taşınmazın dava tarihine göre belirlenen değerinin hüküm tarihi itibariyle HMK'nın 341/2. maddesinde yazılı kesinlik sınırı olan 4.400 TL'nin altında kaldığı, İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 341. maddesi kapsamında kesin olduğundan bahisle istinaf başvurusunun HMK'nın 346 ve 352/1 maddeleri uyarınca reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ 1.Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Temyiz Nedenleri Davacı vekili, istinaf mahkemesinin işin esası hakkında inceleme yapmadan karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. 3. Gerekçe 3.1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, kadastro öncesi nedene dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir. 3.2. İlgili Hukuk 3.2.1. Anayasanın 36. maddesinin 1. fıkrası uyarınca herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı yahut davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir; yine Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesinde de herkesin kişi...