Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı; davalı şirket ile aralarında ....2016 tarihli 2 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını,sözleşme uyarınca 5 yıl süreli iş yeri kiraladığını, davalı şirket tarafından 29.01.2018 tarihli ihtar ile bayilik sözleşmesinin iptal edildiğini, sözleşmeyi süresinden önce haksız fesheden davalı şirketin,zararını karşılaması gerektiğini, davalı şirketin, satış ve aktivasyon işlemlerini yaptığı portalı ihtar tarihinden önce 24.11.2017 tarihinden itibaren gerekçe göstermeden pasif konuma getirerek peşin satış hariç kapatarak kendisini zarara uğrattığını, davalının ekranı kapatarak sözleşmenin feshini sağlamaya çalıştığını, bayinin müşterinin ödeme gücünü bilemeyeceğini, bu nedenle davalının 29.01.2018 tarihli...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2022/1883 KARAR NO : 2026/41 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 30/03/2022 NUMARASI: 2018/815 Esas 2022/185 Karar DAVA: Tazminat DAVA TARİHİ : 11/09/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 12/01/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı; davalı şirket ile aralarında ....2016 tarihli 2 yıl süreli bayilik sözleşmesi imzalandığını,sözleşme uyarınca 5 yıl süreli iş yeri kiraladığını, davalı şirket tarafından 29.01.2018 tarihli ihtar ile bayilik sözleşmesinin iptal edildiğini, sözleşmeyi süresinden önce haksız fesheden davalı şirketin,zararını karşılaması gerektiğini, davalı şirketin, satış ve aktivasyon işlemlerini yaptığı portalı ihtar tarihinden önce 24.11.2017 tarihinden itibaren gerekçe göstermeden pasif konuma getirerek peşin satış hariç kapatarak kendisini zarara uğrattığını, davalının ekranı kapatarak sözleşmenin feshini sağlamaya çalıştığını, bayinin müşterinin ödeme gücünü bilemeyeceğini, bu nedenle davalının 29.01.2018 tarihli ihtarındaki taahhütlü cihaz satışı yapılan abonelerin fatura ödeme oranının ortalamadan düşük olduğu yönündeki fesih gerekçesinin yerinde olmadığını, davalı tarafından 23.01.2018 tarihli duyuru ile yapılacak satışların güvenliği ve şirketin zararını önlemek amacıyla 1-TLlik kredi kartı tahsilatı yapılması hususunun bayilere bildirildiğini, oysa kendisinin bu uygulamayı 01.08.2017 tarihinden itibaren başlattığını, sahibi olduğu bayinin satış ve cirolarının bölge ortalamasının çok üzerine çıktığını ve kendisine bu suretle bayi müdürü sıfatıyla aylık 1.000-1.500-TL ek prim verildiğini, Hedeflerin üstüne çıktığından üst sınırı 3.000-TL olan kira desteğinden de en üst seviyede yararlandığını,iş yerinin 5 yıllığına kiralandığını, sözleşme iptali sebebiyle kira nedeniyle de mağdur edildiğini, imzalanan bayilik sözleşmesinin kendisi ile istişare edilmeden aşırı yararlanma sonucu kurulmuş bir sözleşme olduğunu, 12 yıldır davalı şirketin acenteliğini yaptığından, davalıya kazandırdığı müşteriler kaynaklı portföy tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, sözleşme uyarınca davalı tarafça kendisine toplam 77.088,45-TL tadilat masrafı yaptırıldığını bu bedelin davalı tarafça ödenmesi gerektiğini belirterek, kazanç kaybı, tadilat gideri, prim kaybı ve portföy tazminatı olmak üzere 1.000-TLnin dava tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 08.06.2020 tarihli dilekçesiyle, bilirkişi raporunda kazanç kaybının 152,756,01-TL olarak hesaplandığı belirterek, dava değerini 152.756,01-TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili; belirsiz alacak davası koşulları olmadığından, davanın hukuki yarar yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacının abonelere satış y...