Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, dava açılmadan önce başka mahkemece verilen değişik iş dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının, menfi tespit davasının açıldığı mahkemece kaldırılması ara kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacıya icra takibi başlattığını, davacının yasal süresinde itiraz hakkını kullanamadığını, icra takibine dayanak faturaların gerçeği yansıtmadığını, icra ve haciz işlemleri uygulanarak davacının aracına ve bankalardaki hesaplarına...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1737 KARAR NO : 2025/1399 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 27/06/2025 NUMARASI : 2025/792 D.İş (Derdest) 2025/791 DAVANIN KONUSU: İhtiyati Tedbir KARAR TARİHİ : 03/12/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ : Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında, dava açılmadan önce başka mahkemece verilen değişik iş dosyasındaki ihtiyati tedbir kararının, menfi tespit davasının açıldığı mahkemece kaldırılması ara kararına karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili, davalı yanın haksız ve hukuka aykırı bir şekilde davacıya icra takibi başlattığını, davacının yasal süresinde itiraz hakkını kullanamadığını, icra takibine dayanak faturaların gerçeği yansıtmadığını, icra ve haciz işlemleri uygulanarak davacının aracına ve bankalardaki hesaplarına haciz konulduğunu, davacının borçsuz olduğunun tespiti için huzurdaki davayı açtığını, teminat karşılığında icra dosyasındaki bedelin alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkeme 27.06.2025 tarihli ara kararında; ihtiyati tedbir talebinin dosyaya sunulan deliller itibariyle yaklaşık ispat koşulunu sağlamadığını, iddiaların soyut ve yargılamaya muhtaç olduğunu belirterek davacının ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermiştir.Mahkemece verilen bu karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; İİK Madde: 72/3 kapsamında talep edilen tedbir talebi yönünden hmk 390/3 gereği yaklaşık ispat kuralı aranmasının hukuka aykırı olduğunu, çoğun içinde az da vardır" kuralı gereği dosya borcunu temin eden davacı yönünden ödemelerin alacaklıya ödenmemesi ile birlikte icrai işlemlerin durmasının yasal zorunluluk olduğunu belirterek yerel mahkeme ilamının kaldırılmasını ve tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.Kanun koyucu, ihtiyati tedbir hakkında karar verecek olan hakime geniş bir takdir alanı bırakmışsa da; hakim, her somut olayda, ihtiyati tedbir şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğini dikkatlice incelemeli ve hangi yasal sebebe ve hangi somut duruma göre ihtiyati tedbir kararını verdiğini kararında belirtmelidir. İhtiyati tedbir şartları mevcut değilse, kanunun öngördüğü ölçüde ispat edilememişse veya yaklaşık da olsa ispatı yargılamayı gerektiriyorsa ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmelidir. HMK'nın 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ise hakim, ihtiyati tedbire davanın her aşamasında karar verebilir.İhtiyati tedbir talep eden, öncelikle dilekçesinde dayandığı tedbir sebebini açıkça belirtmek ve davanın es...