DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı çekici ve bağlı yarı römorkunu 11.12.2015 tarihinde parkedip evine gittiğini ancak ertesi gün aracını park ettiği yerde bulamadığını, araca ait asıl ve yedek anahtarları ile ruhsatının müvekkilinde olduğunu, aracının çalınması ile ilgili yaptığı şikayete ilişkin başlatılan cezai soruşturmanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin zararının giderilmesi için davalı...
T.C. İSTANBUL BAM 8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2025/2038 KARAR NO : 2025/1638 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 11/06/2025 NUMARASI : 2025/168 Esas - 2025/429 Karar DAVANIN KONUSU: Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan Tazminat İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/10/2025 İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu, davalıya kasko poliçesi ile sigortalı çekici ve bağlı yarı römorkunu 11.12.2015 tarihinde parkedip evine gittiğini ancak ertesi gün aracını park ettiği yerde bulamadığını, araca ait asıl ve yedek anahtarları ile ruhsatının müvekkilinde olduğunu, aracının çalınması ile ilgili yaptığı şikayete ilişkin başlatılan cezai soruşturmanın halen derdest olduğunu, müvekkilinin zararının giderilmesi için davalı tarafa başvuruda bulunulmuş ise de aracın çalınmasının şaibeli olduğu gerekçesi ile herhangi bir ödemede bulunulmadığını, davalı şirkete riziko ihbarı telefonla yapılmış olmakla birlikte 26.12.2015 tarihinde mail atıldığını, TTK'nın 1427/2 madde hükmü gereğince ihbar tarihinden itibaren 45 gün geçmesi ile müvekkilinin alacağının muaccel hale geldiğini belirterek müvekkiline ait yarı römorkun rayiç değerinin tespiti ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile (belirsiz alacak) 38.000,00-TL tazminatın davalı sigorta şirketinin temerrüde düştüğü 10.02.2016 tarihinden itibaren ticari işlere yönelik temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; talebin riziko tarihi itibariyle zamanaşımına uğradığını, belirsiz alacak davası açılmasının kanuna aykırı olduğunu, müvekkili şirkete rizikonun, 7 ay sonra ihbar edilmesi nedeniyle doğru ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.İlk derece mahkemesince; 6102 Sayılı TTK 1420. maddesinde, sigorta sözleşmelerinden doğan bütün taleplerin iki yılda zamanaşımına uğrayacağının genel kural olarak düzenlendiği, davaya konu olayda, sigortalı aracın 11/12/2015 tarihinde çalındığının beyan edildiği, savcılık şikayetinin 20/12/2015 olduğu, 24/12/2015 tarihinde dosyanın daimi aramaya alındığı, davacının dava açmadan önce davalı sigorta şirketine 26/12/2015 tarihinde başvurduğu, bu davanın ise 20/02/2023 tarihinde açıldığı, olayda uygulanması gereken zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu, dava tarihi dikkate alındığında zamanaşımı süresinin dolduğu, davanın kasko sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkin olması nedeniyle 2918 sayılı KTK'nın 109. maddesinde yer verilen uzamış ceza zamanaşımının uygulanamayacağı gerekçesi ile;"Davan...