Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/11/2022 tarihli, 2014/384 Esas 2022/720 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından duruşmalı olarak istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talebi 6100 sayılı HMK'nin 353. maddesi uyarınca yerinde görülmediğinden dosya incelendi. K A R A R Dava, İİK'nin 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2012 tarih, 2007/660 Esas, 2012/433 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 06/05/2014 tarih, 2013/5363 Esas, 2014/7109 Karar sayılı kararı ile "...Tasarrufun iptali davalarında borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/954 - 2025/2903 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/954 KARAR NO : 2025/2903
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/11/2022 NUMARASI : 2014/384 Esas 2022/720 Karar
DAVANIN KONUSU : Tasarrufun İptali
Ankara 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 15/11/2022 tarihli, 2014/384 Esas 2022/720 Karar sayılı kararına karşı davacı tarafından duruşmalı olarak istinaf başvurusunda bulunulmuş olmakla istinaf incelemesinin duruşmalı yapılması talebi 6100 sayılı HMK'nin 353. maddesi uyarınca yerinde görülmediğinden dosya incelendi.
K A R A R
Dava, İİK'nin 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamı ile Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 19/12/2012 tarih, 2007/660 Esas, 2012/433 Karar sayılı kararı ile davanın reddine ilişkin karara karşı davacı tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 06/05/2014 tarih, 2013/5363 Esas, 2014/7109 Karar sayılı kararı ile "...Tasarrufun iptali davalarında borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan veya borçlu tarafından kendilerine ödeme yapılan kimseler ile bunların mirasçıları aleyhine açılır. Ayrıca, kötüniyetli üçüncü şahıslar hakkında da iptal davası açılabilir. Yargılama sırasında davalı borçlunun iflas ettiği anlaşıldığından iflas sonrasında 1. ve 2. alacaklılar toplantısının yapılıp yapılmadığı başka anlatımla dava masa tarafından mı davacı tarafından mı devam edileceği belirlenmemiştir. Bu husus davacının taraf ehliyetini etkileyecek bir husus olup taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olduğundan ve taraf teşkili sağlanmadığı sürece işin esasına girme olanağı da bulunmadığından, 2. alacaklılar toplantısının yapılması ve sonucunun beklenmesi hasıl olacak neticeye göre bir karar verilmesi yerine eksik inceleme ile karar verilmesi doğru değildir. Tasarrufun iptali davalarında iptali istenen tasarrufa konu malın 3. kişi tarafından elden çıkarılması durumunda davacı taraftan, 3. kişiden sonraki devir alanları ve bu arada son maliki davaya dahil edip etmeyeceği hususu sorularak şayet davacı adı geçenleri davaya dahil etmek isterse onlara da dava dilekçesinin tebliğ edilmesi varsa delillerinin toplanması mümkün olup davacının, davayı ıslah etme suretiyle ya da başka bir dava açarak görülen dava ile birleştirme suretiyle taraf teşkili mecburiyetinin bulunmadığı da gözetilerek yargılamaya devam ile hasıl olacak neticeye göre bir karar verilmesi yerine yanlış ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir..." gerekçesiyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verildiği, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece yeniden verilen karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere dosyan...