İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılardan ..., diğer davalı olan banka ile ... numara ile 24.12.2014 tarihinde aynı tip iki ayrı Genel Kredi Sözleşmesi (bundan böyle kısaca GKS olarak adlandırılacaktır) imzaladığını, yine aynı gün yapılan kefalet sözleşmesi ile müvekkilinin kredi sözleşmelerine müteselsil kefil haline getirildiğini, daha sonra 09.03.2015 tarihinde aynı GKS için müvekkil ile yeniden kefalet sözleşmesi imzalandığı iş bu kefalet sözleşmelerinin geçersiz olup iptali gerektiğini, kefalet sözleşmesine dair hususların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlendiğini, buna göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azami...
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:22/09/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ:10/06/2021 DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:22/09/2025
İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalılardan ..., diğer davalı olan banka ile ... numara ile 24.12.2014 tarihinde aynı tip iki ayrı Genel Kredi Sözleşmesi (bundan böyle kısaca GKS olarak adlandırılacaktır) imzaladığını, yine aynı gün yapılan kefalet sözleşmesi ile müvekkilinin kredi sözleşmelerine müteselsil kefil haline getirildiğini, daha sonra 09.03.2015 tarihinde aynı GKS için müvekkil ile yeniden kefalet sözleşmesi imzalandığı iş bu kefalet sözleşmelerinin geçersiz olup iptali gerektiğini, kefalet sözleşmesine dair hususların 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu kapsamında düzenlendiğini, buna göre kefalet sözleşmesinin geçerliliği, yazılı şekilde yapılmasına, kefilin sorumlu olacağı azami miktarı, kefalet tarihini, kefaletin müteselsil olması halinde bu anlama gelen ibarenin ve kefaletin bitiş süresinin kendi el yazısı ile yazılıp imzalanmasına bağlı olduğunu, bu şartlardan birinin eksik olması halinde kefalet sözleşmesinin geçersiz olacağını, müvekkilinin imzalamış olduğu kefalet sözleşmesi incelendiğinde, kefil olunacak sürenin, kefil tarafından kendi el yazısı ile yazılmadığı ve sürenin başka bir madde içinde genel geçer bir ifade ile davalı banka tarafından matbu olarak yazıldığının görüldüğünü, iş bu sözleşme yapılırken sözleşmenin bir nüshası kefile verilmediği gibi, sözleşme içeriği de kendisine anlatılmamış ve sözleşme bu şekilde imzalandığını, kefil tarafından sözleşmenin süresi kendi el yazı ile yazılmadığından, iş bu kefalet sözleşmesinin geçerli olmayacağının ortada olduğunu, kefalet sözleşmesinin (müteselsil kefalet söz konusu olduğu için) geçerli olabilmesi için bir diğer şart da kefilin evli olması halinde eşinin de muvafakatinin alınması gerektiğini, 09.03.2015 tarihinde yapılan kefalet sözleşmesindeki imza, müvekkilin eşine ait olmadığını, iş bu imza sonradan bilmediğimiz bir kişi tarafından atıldığını, dolayısıyla bu kefalet sözleşmesine eşinin muvafakati alınmamış ve sözleşme şekil şartına uyulmadan yapılmış olduğundan geçersiz olduğunu, 24.12.2014 yılında yapılan sözleşmede kefilin eşinin imzası olarak görünen imza, eşin imzasına benzemekle beraber bu imzanın da eşine ait olmama ihtimalinin bulunduğunu, çünkü müvekkilinin eşi böyle bir kefalete rızası olmadığını ve sözleşmeye imza atmadığını söylediğini, yapılan kefalet sözleşmesinde, bankanın yükümlülük ve kazanımları ile kefilin yükümlülük ve kazanımları arasında fahiş denecek düzeyde bir orantısızlığın mevcut olduğunu, davalı banka ile kefil arasında 09.03.2015 ta...