Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/07/2025 tarih ve 2025/69 E. - 2025/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2003/16530 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2019/126421 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa başvuruya konu markanın, müvekkili markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu ve aynı malları içerdiğini, markaların aynı...
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1657 - 2025/1729 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/1657 KARAR NO : 2025/1729 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 02/07/2025 NUMARASI : 2025/69 E. - 2025/294 K.
DAVANIN KONUSU :YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 02/07/2025 tarih ve 2025/69 E. - 2025/294 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Asıl ve birleşen davada davacı vekili, müvekkili adına tescilli 2003/16530 sayılı "..." ibareli markanın bulunduğunu, davalı gerçek kişinin ise 2019/126421 sayılı "...+şekil" ibareli marka başvurusunu yaptığını, bu başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa başvuruya konu markanın, müvekkili markasının ayırt edilemeyecek derecede benzeri olduğunu ve aynı malları içerdiğini, markaların aynı tüketici kitlesine hitap edeceği, aynı alanlarda piyasaya sunulacağı göz önünde bulundurulduğunda, karıştırılma ihtimalinin kaçınılmaz hale geldiğini, "..." markasının, müvekkili ile özdeşleştiğini, sıklıkla müvekkili markası ile karşılaşan ve kaliteli üretimlerine güvenerek bu markayı tercih eden tüketicilerin, başvuru markasını doğrudan müvekkiline ait markaların serisi zannedeceğini, bu suretle de müvekkilinin menfaatlerinin zarar göreceğini, müvekkili şirketin üretim tesislerinin bulunduğu Burhaniyede yaşayan ...'ın, ... markasının tanınırlığından haksız bir şekilde yararlanmayı amaçlayan kötü niyetli bir kişi olduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-5775 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Asıl davada davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını, davacı tarafından Kuruma yapılan itiraz aşamasında kötü niyete yönelik bir itirazda bulunulmadığından, bu yönden bir değerlendirme yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalı ..., süresi içinde davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, dava konusu marka başvurusunun yayımına itiraz sebebi olarak salt SMK m.6/1 hükmünün gerekçe yapıldığı, davalı şahsın kötü niyetli olduğuna ilişkin SMK m.6/9 hükmünün itiraz sebebi yapılmadığı, bu nedenle marka işlem dosyasında itiraz sebebi yapılmayan kötü niyet iddiasının, YİDK kararının iptali istemli işbu davada ileri sürülemeyeceği, davacı vekilinin kötü niyet itirazının YİDK kararının neticesini etkilemeyeceği, bu nedenle davalı şahsın k...