Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı ..., genel faaliyet alanı itibariyle enerji üretimi yapan bir şirket olduğu, davalı .... .... .... de bu alanlardaki bilgi birikimleri ve deneyimlerini birlikte kullanmak amacıyla davalı şirkete yatırım yaptığını, davalı şirketin 2013 yılından beridir faaliyet göstermekte olduğu ve mevcut tarih itibariyle de oldukça kârlı ve faal bir şirket olduğunu, şirketin şimdiye kadar kâr payı dağıtımı yapmadığını, bu nedenle öncelikle TTK 531 kapsamında feshini, mümkün olmaması halinde fesih yerine kanuni karşılıklar ayrıldıktan sonra kar payının hesaplanmasını tespiti ve davacıya payı oranında ödenmesini, aksi halde davalı ... şirketinin sahip olduğu payların hesaplanarak şirketten çıkarılmasını, işbu hususun da aksi halinde davacı şirketin sahip olduğu payların hesaplanarak...
T.C. ... 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: 2024/17 Esas - 2024/794 T.C. ... TÜRK MİLLETİ ADINA VERİLEN 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO : 2024/17 Esas KARAR NO : 2024/794
DAVA : Ticari Şirket (Fesih İstemli) DAVA TARİHİ : 09/01/2024 KARAR TARİHİ : 26/12/2024 G.K YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2024
Mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili iddiasında özetle; Davalı ..., genel faaliyet alanı itibariyle enerji üretimi yapan bir şirket olduğu, davalı .... .... .... de bu alanlardaki bilgi birikimleri ve deneyimlerini birlikte kullanmak amacıyla davalı şirkete yatırım yaptığını, davalı şirketin 2013 yılından beridir faaliyet göstermekte olduğu ve mevcut tarih itibariyle de oldukça kârlı ve faal bir şirket olduğunu, şirketin şimdiye kadar kâr payı dağıtımı yapmadığını, bu nedenle öncelikle TTK 531 kapsamında feshini, mümkün olmaması halinde fesih yerine kanuni karşılıklar ayrıldıktan sonra kar payının hesaplanmasını tespiti ve davacıya payı oranında ödenmesini, aksi halde davalı ... şirketinin sahip olduğu payların hesaplanarak şirketten çıkarılmasını, işbu hususun da aksi halinde davacı şirketin sahip olduğu payların hesaplanarak şirketten çıkmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı şirket yetkililerinin dosyaya sunduğu 19/11/2024 ve 25/12/2024 tarihli dilekçelerinde; Taraflar arasındaki yapılan mahkeme dışı sulh anlaşmasından dolayı açmış oldukları davadan feragat ettiklerini beyan etmiştir. İddia, savunma ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; Açılan dava fesih istemli ticari şirket davasıdır. Yargılama devam ederken davacı şirket yetkilileri davadan feragat etmiş, yapılan kontrolde, imza sirküleri ve Ticaret Sicil Tasdiknamesine göre feragat beyanında bulunanların davacı şirket temsilcisi oldukları görülmüştür. HMK'nin 5. Kısım 3. Bölümünde yer alan ve davaya son veren taraf işlemlerinden olan feragat, 6100 sayılı HMK'nin 311/(1). maddesi hükmü uyarınca, kesin hüküm sonuçlarını doğurduğu gibi, aynı Kanun'un 309/(2). maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı bulunmamaktadır. Öte yandan, aynı Kanun'un 310/(1). maddesi uyarınca davadan feragat karar kesinleşinceye kadar her aşamada mümkündür. Bu sebeple açılan davanın, davacının feragati nedeniyle reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiş, davalılar vekilinin vekalet ücreti ve yargılama gideri talep etmediklerini beyan etmesi sebebi ile davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
HÜKÜM:Açıklanan gerekçeye ve dosya kapsamına göre; 1-Davanın davacının feragati sebebiyle REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harç baştan peşin alındığından bu aşamada harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-HMK 333. Maddesi gereğince mahkemece yatırılan avansın kullanılmayan kısmının kararın kesinleşmesine müteakip iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğden itibaren 2 hafta içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemeleri'nd...