Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkillerine ait adres ve tapu bilgileri verilen taşınmazlar 30.10.2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen yıkıcı depremler ile artçı şoklar sonucunda ağır hasar almıştır. Müvekkillerin davalı tarafa başvurusu neticesinde hasar dosyası açılmış olup hasar dosyası kapsamında müvekkillere cüzi ödeme yapılmıştır. Yapılan ödeme de Çevre ve şehircilik Bakanlığının az hasar tespiti dikkate alınmıştır. Ancak hiçbir bilimsel veriye dayanmadan sadece gözleme dayalı hasar tespiti gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkillerin taşınmazlarının olduğu binalarda giriş katında bulunan kolonlarda hasar ve kirişlerde çatlaklar bulunmaktadır. Deprem sonrasında müvekkiller tarafından performans analiz raporu aldırılmıştır. Alınan raporda...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2024/765 Esas KARAR NO : 2025/222 DAVA : Tazminat DAVA TARİHİ : 25/10/2022 KARAR TARİHİ : 04/03/2025 Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; Müvekkillerine ait adres ve tapu bilgileri verilen taşınmazlar 30.10.2020 tarihinde İzmir ilinde meydana gelen yıkıcı depremler ile artçı şoklar sonucunda ağır hasar almıştır. Müvekkillerin davalı tarafa başvurusu neticesinde hasar dosyası açılmış olup hasar dosyası kapsamında müvekkillere cüzi ödeme yapılmıştır. Yapılan ödeme de Çevre ve şehircilik Bakanlığının az hasar tespiti dikkate alınmıştır. Ancak hiçbir bilimsel veriye dayanmadan sadece gözleme dayalı hasar tespiti gerçeği yansıtmamaktadır. Müvekkillerin taşınmazlarının olduğu binalarda giriş katında bulunan kolonlarda hasar ve kirişlerde çatlaklar bulunmaktadır. Deprem sonrasında müvekkiller tarafından performans analiz raporu aldırılmıştır. Alınan raporda binanın riskli yapı olduğu tespit edilmiştir. Alınan raporlar ve mevcut hali ile taşınmazların da içinde bulunduğu binanın hasarının güçlendirilme ile giderilemeyeceği; yıkılıp yeniden yapılması gerektiği aşikardır ve riskli bir binadır. Müvekkillerin konutlarına ait zorunlu deprem sigortası poliçesi hükümleri ve diğer mevzuat gereği konutta deprem nedeniyle ağır hasar oluştuğundan davalı kurumca müvekkile eksik ödeme yapılmıştır ve müvekkile tüm sigorta bedeli üzerinden ödeme yapılması gerektiği açıktır. Yukarıda arz ve izah olunan nedenler ve mahkemenizce resen değerlendirilecek nedenler birlikte değerlendirilerek fazlaya ilişkin dava ve talep hakkımız saklı kalmak kaydı ile; 29.02.2000 tarihli 4539 sayılı Doğal Afet Bölgelerinde Afetten Kaynaklanan Hukuki Uyuşmazlıkların Çözümüne ve Bazı İşlemlerin Kolaylaştırılmasına İlişkin Kanun Hükmünde Kararnamenin Kabulü Hakkında Kanun'un 3.maddesi gereğince müvekkil lehine adli yardım kararı verilmesini, zorunlu deprem sigortası yapılmış olan müvekkillerin taşınmazlarının 30.10.2020 tarihinde meydana gelen deprem ve artçı sarsıntılar sonucu ağır hasar görmesi nedeniyle sigorta bedelinin şimdilik 100,00-TL'nin 30.10.2020 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; İşbu davada alacak miktarı likit, belirlenebilir ve tespit edilebilir olduğundan, davacı yanın belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmamaktadır. Hukuki Yarar da bir dava şartı olduğundan, davacı yanın davasının dava şartı yokluğundan usulden reddi gerekmektedir. Müvekkil Kurum, davacı sigortalının hasar talebini , eksper raporlarının tespitlerine göre değerlendirmiştir. Binada meydana gelen hasarın deprem sebebiyle meydana gelip gelmediğinin nasıl ve kimlerce yapılacağı ise yasal düzenlemelerle açıkça belirlenmiştir. Somut...