Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali talebine ilişkin olup; mahkemece 12.02.2025 tarihli ihtiyati haciz / Tedbir talebinin dair verilen karara davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili ; müvekkil şirketin alacağının bulunması sebebiyle davalıya kestiği fatura, servis formu, ve diğer yandan borçlu tarafın icra takibine itiraz ederken taraflar arasında yapılan ticari iş gereği yaptığı ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığı düşünüldüğünde müvekkil şirketin alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket alacağını...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 15.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/711 KARAR NO: 2025/596 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/02/2025 NUMARASI: 2025/115 Esas (Derdest) DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 03/06/2025 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; taraflar arasında düzenlenen kat karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan itiraz iptali talebine ilişkin olup; mahkemece 12.02.2025 tarihli ihtiyati haciz / Tedbir talebinin dair verilen karara davacı vekilince istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili ; müvekkil şirketin alacağının bulunması sebebiyle davalıya kestiği fatura, servis formu, ve diğer yandan borçlu tarafın icra takibine itiraz ederken taraflar arasında yapılan ticari iş gereği yaptığı ödemeye ilişkin hiçbir belge sunmadığı düşünüldüğünde müvekkil şirketin alacağının bulunduğunun sabit olduğunu, müvekkili şirket alacağını yaklaşık olarak bile değil kesin olarak ispatlamış bulunduğunu, davalı taraftan olan alacağının vadesinin de geldiğini, davalı tarafın uzun süredir faturaya konu borcu ödemeyerek müvekkili şirketin mağduriyetine sebep olduğunu, borçlu ile davadan önce şifahen yapılan görüşmede, borcun ekonomik sıkışıklık sebebi ile ödenemeyeceğini ifade ettiğini, haricen öğrendikleri üzere, borçlunun mal kaçırma çabası içinde olduğunun tespit edildiğini, davalı tarafın yargılama sürecinde mal kaçırma ihtimali bulunduğunu, ileride verilecek olan kararın infazının mümkün olmayacağı ihtimali göz önüne alınarak, davalının adına kayıtlı menkul ve gayrimenkul mallar ile 3. kişilerdeki hak ve alacaklarının ihtiyati haczine karar verilmesi gerektiğini, ihtiyaten haciz taleplerinin kabulü ile alacaklarının tamamını karşılayacak şekilde davalı borçlunun malvarlığı değerleri üzerine ihtiyaten haciz/tedbir konulmasına , itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili , taraflar arasında sözlü ya da yazılı bir sözleşme bulunmadığını , teslim edilen mal ve hizmet olmadığını ,ispat yükünün davacıda olduğunu belirterek davanın reddine ve kötü niyet tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece , ihtiyati haciz müessesesi İİK nun 257-268. maddelerinde düzenlendiği , İİK 257. maddesi; Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı ihtiyati haciz isteyebileceği gibi borçlunun belirli yerleşim yeri yoksa veya borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadiyle mallarını gizlemeğe, kaçırmağa veya kendisi kaçmağa hazırlanır yahut kaçar ya da bu maksatla alacaklının haklarını ihlâl eden hileli işlemlerde bulunursa da alacaklı vadesi gelmemiş borçtan dolayı ihtiyati haciz isteyebilir. hükmü ile ihtiya...