DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 20/10/2010 tarihli satış sözleşmesinde davalının her sözleşme yılında asgari 600 m3 ürün satmayı, taahhüde aykırı davranılması hâlinde eksik kalan her m3 için 60 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, sözleşme döneminde bu ürün satışını gerçekleştirmediğini, gereken uyarıları yaptıklarını ama yanıt verilmediğini, kendilerine düşen yükümlülükleri ifa ettiklerini, davalının sözleşme ve taahhütlerine aykırı davrandığını iddia ederek, satış taahhüdüne aykırılık...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/385 KARAR NO:2025/662 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:03/11/2021 NUMARASI:2016/256 E. - 2021/854 K. DAVANIN KONUSU:Alacak (Ticari satımdan kaynaklanan) Taraflar arasındaki alacak davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; 20/10/2010 tarihli satış sözleşmesinde davalının her sözleşme yılında asgari 600 m3 ürün satmayı, taahhüde aykırı davranılması hâlinde eksik kalan her m3 için 60 USD cezai şart ödemeyi kabul ettiğini, sözleşme döneminde bu ürün satışını gerçekleştirmediğini, gereken uyarıları yaptıklarını ama yanıt verilmediğini, kendilerine düşen yükümlülükleri ifa ettiklerini, davalının sözleşme ve taahhütlerine aykırı davrandığını iddia ederek, satış taahhüdüne aykırılık nedeniyle şimdilik 10.000 USD ceza koşulu bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek akdi faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davanın kısmi alacak davasıolduğunu, HMK'nın 6.maddesi uyarınca, davanın, davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılması gerektiğini, yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddi gerektiğini, davacı yanın iyiniyetli olmadığını, talep edilen cezai şartın TBK'nın 177-182 maddelerine uymadığını, uyarılara rağmen mal satışına devam ettiğinden davacı yanın davalı tarafa bir güven oluşturduğunu, iş akdi sona erdiğinde toplu olarak cezai şart isteminin hukuka uygun olmadığını, davacı yanın peşin alımlarda uyması gereken kâr marjının alıcı lehine 90+10 olması gerekirken uygulanmadığını, davacının davalı yanı mağdur ettiğini, sözleşme süresinin ilk iki yılı karayollarının akaryakıt istasyonu önünde yol çalışması yaptığını, istasyonun bu nedenle uzun zaman faaliyet gösteremediğini, davanın iyiniyete ve hukuka aykırı olarak açıldığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...20/10/2020 sözleşme tarihi ile davalının tek taraflı fesih tarihi olan 07/11/2014 arasındaki dönemde davalının 4 yıllık süre boyunca her yıl için beyaz ürün bakımından 600m3 kotayı sağlayamadığı, davalının feshi öncesindeki yazı ve ihtarnamelerin davalıya tebliğ edilemediği, davacının bu dönem içinde davalıdan cezai şart talep etmediği, davacının her sözleşme ilişkisisinin döneminin veya yılının sonunda herhangi bir çekince veya ihtirazi kayıt koymaksızın eksik ürün alımına rağmen beyaz ürün satışına devam ettiği, ancak davalının 07/11/2014 tarihli tek taraflı feshinden sonra yine davalıya tebliğ edilem...