DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/05/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili adına daha önce tescili yapılmış ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin kuaför ve berberlerde kullanılan kan taşı olarak bilinen ürünlerin üreticisi ve sınai mülkiyet hakkının sahibi olduğunu, isminin ilk harflerinden oluşturulan bu markayı Türkiye'de tanıttığını, davalıların ise TPMK nezdinde ..., ..., ... sayılı marka başvurularını yaptığını, söz konusu markaların müvekkilinin markası ile görsel, biçimsel, çağrışma, genel görünüm ölçütleri bakımından benzer olduğunu ve halk tarafından...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1457 Esas KARAR NO: 2025/689 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2023 NUMARASI: 2021/98 Esas, 2023/40 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 15/05/2025 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... markasının müvekkili adına daha önce tescili yapılmış ve tanınmış bir marka olduğunu, müvekkilinin kuaför ve berberlerde kullanılan kan taşı olarak bilinen ürünlerin üreticisi ve sınai mülkiyet hakkının sahibi olduğunu, isminin ilk harflerinden oluşturulan bu markayı Türkiye'de tanıttığını, davalıların ise TPMK nezdinde ..., ..., ... sayılı marka başvurularını yaptığını, söz konusu markaların müvekkilinin markası ile görsel, biçimsel, çağrışma, genel görünüm ölçütleri bakımından benzer olduğunu ve halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, aynı zamanda gerekse cins nitelik belirtilen ibare içermesi nedeniyle tescil edilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, markaya yapılan tecavüzün tespitine, marka hakkından doğan haklara tecavüz ile haksız rekabetin durdurulmasına, önlenmesine, hüküm özetinin ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ... ve ...'nin yakın akraba olup 1997 yılında adi ortaklık kurarak kan taşı üretimi ve satışı işi ile uzun yıllar birlikte çalıştığını, yaşlarının ilerlemesi nedeniyle iki ortağın işlerini devir sözleşmesi ile çocukları ve yeğenleri olan ... ve ...ye devrederek iş hayatından çıktıklarını, ilerleyen süreçte ... ve ...'nin torunu tarafından ... Ticaret adi ortaklığın kurup, davacının markası ile karışmayacak şekilde küçük harfle tamamen farklı anlama gelen İHAR ibaresini seçtiklerini, davacının 2008 yılından bu yana ticareti terk ettiğini ve markasal kullanımının bulunmadığını, markaların kelime ve şekil olarak farklı olduğunu ve farklı tüketici kitlelerine hitap ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre, davacıya ait ... numaralı "..." markası ile hükümsüzlüğü talep edilen ... numaralı 03/05/35. sınıflarda tescilli "şekil",... numaralı 05/38. sınıflarda tescilli "...+şekil" ve ... numaralı 03/05/35. sınıflarda tescilli "..." markaları karşılaştırıldığında, ... numaralı markanın; görsel ve fonetik olarak benzer olmadığından SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı, ... numara ile ... numara ile tescilli ".... + şekil" markası ile ... numaralı 03, sınıftaki emtialar için tescilli "...." markasının görsel ve fonetik olarak ayniyet derecesinde be...