MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 31.12.2024 Tarihli ara karar NUMARASI: 2024/980 Esas DAVA: Tapu iptali ve tescil Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... müvekkili şirkette (Tüm Tedarik) bulunan hisselerinin tamamını 26.02.2024 tarihinde ...'a sattığını, davalı ...'te bulunan %100 olan payını devretmeden hemen evvel müvekkili şirkete ait olan İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 4 katlı gayrimenkulü şirket kayıtlarında çok düşük...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/260 KARAR NO: 2025/318 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 31.12.2024 Tarihli ara karar NUMARASI: 2024/980 Esas DAVA: Tapu iptali ve tescil Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ara kararda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; davalı ... müvekkili şirkette (Tüm Tedarik) bulunan hisselerinin tamamını 26.02.2024 tarihinde ...'a sattığını, davalı ...'te bulunan %100 olan payını devretmeden hemen evvel müvekkili şirkete ait olan İstanbul ili, Ataşehir ilçesi, ... mahallesi, ... ada, ... parselde bulunan 4 katlı gayrimenkulü şirket kayıtlarında çok düşük bir bedelle gösterdiğini ve bu düşük bedel üzerinden de satış işlemi yaparak kendisine devrettiğini ancak müvekkili şirkete ait olan bu gayrimenkulün davalıya satış ve devri açıkça hukuka ayrı olduğunu, TTK hükümlerine göre bu işlem kesin hükümsüz olduğunu, kesin hükümsüz olan satış işlemi nedeniyle yapılan tasarruf işlemin iptali ile anılan gayrimenkulün müvekkili şirket adına tescili gerektiğini, taraflar arasında devam eden başkaca davalar bulunduğunu, huzurdaki davanın konusunun mülkiyete ve her iki mal varlığının da aynına ilişkin olduğunu, söz konusu gayrimenkulün ve aracın üçüncü kişilere satış veya ayni bir hakla kısıtlanması söz konusu olduğunu, bu bakımdan müvekkilinin dava sonunda hakkını elde etmesi imkansız hale gelebileceğini, davalının bu mal varlığı değerlerini elinden çıkartması halinde iyi niyetli üçüncü kişilerin dahi bunları iktisap etmesi hukuken mümkün olmadığını, bu bakımdan davalının üçüncü kişilerin de zararına sebebiyet vermesi söz konusu olduğunu beyan ederek HMK md. 389 bakımından şartlar yerinde olduğundan, üçüncü kişilere satış ve devrinin engellenmesi için, (üçüncü kişilerin de zarara uğraması ihtimaline binaen) ihtiyati tedbir kararı verilerek satışa konu olan gayrimenkulün ve aracın kaydına işlenilmesi için ilgili yerlere bildirilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında verilen 31.12.2024 tarihli ara kararla; "...HMK'nun 389. maddesindeki şartların mevcut olması ve talep halinde ihtiyati tedbire karar verilmelidir. Talep dilekçesinde yapılan genel açıklamalar ve bahse konu yasa maddeleri ile bir bütün halinde değerlendirildiğinde, ihtiyati tedbir talebine konu hususların ancak yargılamayla belirlenebileceği, tensip aşamasındaki davada davacı iddialarını doğrular şekilde 'yaklaşık ispat' koşulunun bulunmadığı..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu ...