Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ürettiği malları ihraç etmek üzere ile taşıyıcı davalı ... Şirketi ile anlaştığını, Karayollarında taşımacılık uluslararası bir sözleşme olan CMR Konvansiyonu ile düzenlenmiş olup iç hukuk sisteminde hukuk kuralı niteliğine haiz olarak uygulanmaya konulduğunu, CMR Konvansiyonundaki hükümler, usulüne uygun bir şekilde yürürlüğe girdiği için Anayasa'nın 90/5 maddesi uyarınca kanun hükmünde olduğunu, Yargıtay kararlarında da CMR'nin bir iç hukuk kuralı olduğunun kabul gördüğünü, müvekkili Şirket ile taşıyıcı ... Şirketi arasında akdedilmiş bir taşıma senedi bulunmasa da TTK, m. 856/2ye göre eşyanın taşıyıcıya teslimi taşıma sözleşmesinin varlığına karine oluşturur. Aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden ve...
T.C. İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2022/641 Esas KARAR NO:2025/122
DAVA:Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) DAVA TARİHİ:29/09/2022 KARAR TARİHİ:11/02/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ürettiği malları ihraç etmek üzere ile taşıyıcı davalı ... Şirketi ile anlaştığını, Karayollarında taşımacılık uluslararası bir sözleşme olan CMR Konvansiyonu ile düzenlenmiş olup iç hukuk sisteminde hukuk kuralı niteliğine haiz olarak uygulanmaya konulduğunu, CMR Konvansiyonundaki hükümler, usulüne uygun bir şekilde yürürlüğe girdiği için Anayasa'nın 90/5 maddesi uyarınca kanun hükmünde olduğunu, Yargıtay kararlarında da CMR'nin bir iç hukuk kuralı olduğunun kabul gördüğünü, müvekkili Şirket ile taşıyıcı ... Şirketi arasında akdedilmiş bir taşıma senedi bulunmasa da TTK, m. 856/2ye göre eşyanın taşıyıcıya teslimi taşıma sözleşmesinin varlığına karine oluşturur. Aksi davalı tarafından ispat edilemediğinden ve sözleşmenin herhangi bir şekil şartına tabi olmamasından dolayı taraflar arasında taşıma sözleşmesi kurulduğunu, davacı taşıyıcı, davalı ise gönderen konumunda olduğunu, ilgili kanun hükmünde Taşıma senedi düzenlenmemiş olsa bile, tarafların karşılıklı ve birbirine uygun iradeleri ile taşıma sözleşmesi kurulur. Eşyanın taşıyıcıya teslimi, taşıma sözleşmesinin varlığına karinedir denilmekte olduğunu, bu nedenle taşıma sözleşmeleri herhangi bir geçerlilik şekline tabii olmadığını, taşıma sözleşmeleri tarafların karşılıklı ve birbirlerine uygun irade beyanları ile hiçbir biçim koşuluna bağlı olmaksızın kurulabileceğini, davalı şirket ürünleri 10.12.2021 tarihinde müvekkili şirketten alarak teslimat adresine doğru yola çıktığını, ancak bir hafta içerisinde teslim edilmesi gereken ürünler 10 Ocak 2022 tarihinde teslim edildiğini, ayrıca gecikme ile zarar arasında illiyet bağı bulunduğunu, gecikme gerek davalı şirket ile Müvekkili Şirket arasındaki whatsapp konuşmalarından, gerekse müvekkilin geç gönderimden dolayı ödemiş olduğu cezadan anlaşıldığını, aynı zamanda başka firma tarafından çıkartılan kargolar çok daha kısa sürede teslim edildiğini, gecikme meydana geldiği durumda taşıyıcının gecikmeye bağlı olarak oluşan zarardan sorumlu olduğunu, sebepsiz gecikme neticesinde alıcı şirket, müvekkiline gecikmeden kaynaklı iş kaybı ve problemler yaşadığından bahisle 4.830 (Euro) ceza uyguladığını, müvekkili şirkette bu cezayı ödemek zorunda kaldığını, ayrıca müvekkili şirketin bahsi geçen şirketle gecikmeden kaynaklı iş ilişkilerinin de bozulduğunu, taşıyıcının gecikmeden kaynaklanan sorumluluğu CMR Madde 23/5te belirlendiğini, uğranılan zarar ve ziyanın ayıplı taşımacılık hizmeti sonucu Müvekkili şirketi zarara uğratan davalı şirket tarafından ödenmesi zarureti doğduğunu, davalı şirkete ayıplı hizmetten kaynaklı müvekkilinin uğradığı maddi ve manevi tüm zararları ile iş ilişkisinin bozulmasından kaynaklı...