Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 24.12.2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 09.11.2012 tarihi itibariyle 109.767,37-TL kredi borcu bakiyesi tespit edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının borçlu şirketteki hissesini devretmesinin davalının kefil sıfatını değiştirmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1284 KARAR NO: 2025/384 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/03/2022 NUMARASI: 2020/127 Esas 2022/169 Karar DAVA: İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/03/2025 Davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 24.12.2010 tarihinde imzalanan genel kredi sözleşmesini davalının müteselsil kefil olarak imzaladığını, kredi borcunun süresinde ödenmemesi üzerine hesapların kat edilerek 09.11.2012 tarihi itibariyle 109.767,37-TL kredi borcu bakiyesi tespit edildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine borçlu hakkında İstanbul ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini, davalının borçlu şirketteki hissesini devretmesinin davalının kefil sıfatını değiştirmediğini belirterek, davalının itirazının iptali ile davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; kredinin 24.12.2010 tarihli sözleşmeye dayalı olduğu belirtilmişse de, dosyaya krediyle ilgili olmayan 07.02.2011 ve 14.02.2011 tarihli geri ödeme planlarının sunulduğunu, bu kredilerle müvekkilinin ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin kefil olarak imzaladığı kredinin 24.12.2010 tarihli kredi olup ana para tutarının 30.000-TL olduğunu, sözleşmedeki miktar kısmının müvekkilinin bilgisi dışında doldurulduğunu, imzanın müvekkiline ait olmasına rağmen kefil olunan miktar kısımlarındaki yazıların müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin kredi borçlusu şirketteki hisselerini 31.10.2011 tarihinde devrederek bu durumu da 01.11.2011 tarihli ihtarname ile davacıya bildirdiğini, davacının arabuluculuk görüşmelerine katılmaması nedeniyle yargı giderlerinden davacının sorumlu olduğunu belirterek, davanın reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı kefalet yazılarına itiraz etmiş ise de, sözleşmenin imzalandığı 24/12/2010 tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı BK'nın 484. maddesi uyarınca kefaletin geçerli olabilmesi için adi yazılı şekil ve belli bir miktarı içermesinin kafi olduğu, 6098 sayılı yasanın 583/1 maddesinde öngörülen nitelikli şekil şartlarının bulunmadığı, kaldı ki davalının da imzayı ikrar ettiği, diğer yandan 818 sayılı kanun döneminde kefalet limiti yazılmamış olsa bile bu tutarın anlaşılabilir olması mümkünse kefilliğin geçerli sayıldığı, somut olayda imza kefile ait olduğuna göre sözleşme ve sorumluluğun geçerli olduğu, sözleşmenin 19. maddesinde bankaca kredilere uygulanan en yüksek faiz oranının %50'sinin eklenmesi ile tespit edilecek bedel üzerinden temerrüt faizi uygulanacağının düzenlendiği, bankanın takip talebinde %39 oranında temerrüt faizi t...