DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 133.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiğini, taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, takip sonrası davalı şirketle yapılan görüşmelerde, yapılan ödemelerin hatalı hesaplandığı ve icra dosyasının takip edilmeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin takibe itiraz etmediğini, ancak dosyanın...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/2099 KARAR NO: 2025/76 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/06/2021 NUMARASI: 2020/631 Esas - 2021/529 Karar DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) Taraflar arasındaki menfi tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabul kısmen reddine dair verilen karara karşı, davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; alacaklı tarafından İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında toplam 133.000,00 TL alacağın tahsilinin talep edildiğini, taraflar arasında açık hesap şeklinde işleyen ticari ilişki bulunduğunu, takip sonrası davalı şirketle yapılan görüşmelerde, yapılan ödemelerin hatalı hesaplandığı ve icra dosyasının takip edilmeyeceğinin belirtildiğini, bu nedenle müvekkilinin takibe itiraz etmediğini, ancak dosyanın takipsiz bırakılmayarak vekalet ücreti ve faiz istendiğini, bir kısım faturaların ödenmesine rağmen başlatılan takip ile mükerrer tahsilat yapıldığını, takibe konu faturalardan sonra da taraflar arasında ticari ilişkinin devam ettiğini, ödemelere ilişkin makbuzların sunulacağını, bu faturaların ödendiğine ilişkin davalı şirket yetkililerince düzenlenen makbuzlar bulunduğunu, müvekkilinin 01.01.2020 tarihi itibariyle 70.073,92 TL borçlu olduğunu, ancak 10.09.2020 tarihinde üç makbuzla yapılan 26.675 TL ödeme ile borcun 43.398,92 TL'sına düştüğünü takip ile borç bakiyesinin uyuşmadığını ileri sürerek, müvekkilinin takip nedeniyle 70.073,92 TL borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatının tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 11.03.2020 tarihli savunmasında özetle; davacının, müvekkili şirketten faturalarda belirtilen ürünleri satın aldığını ve uyarılara rağmen satım bedelini ödemediğini, taraflar arasında yazılı şekilde düzenlenmiş cari hesap sözleşmesi bulunmadığını, takip sonrası bir çok kez borcun ödeneceğinin belirtilmesi nedeniyle işleml yapılmadığını, ancak vadedilen sürede borcun ödenmemesi üzerine haciz yapıldığını savunarak, davanın reddi ile tazminata karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Dava, davalı banka tarafından davacı aleyhine başlatılan İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı vekili dava dilekçesi ile taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında taraflar arasında açık hesap usulü olduğunu, müvekkilinin kısmi ödemeler yapmasına rağmen bunlar düşülmeden icra takibi yapıldığını, müvekkilinin davalıya 43.398,92 TL olduğunu ve takip talebindeki miktarın gerçeği yansıtmadığını belirterek dava d...