Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalının Türkiyede ticari bir şirket kurulması üzerine anlaştıklarını, bu sebeple şirketin sermayesi için davacı ile davalı arasında makbuz senedi tanzim edildiğini, bu senede göre davalının kurulacak olan şirket için müvekkilinden 48.000 Suudi Riyalini aldığını ikrarla şirket masrafları düşüldükten sonra geri kalan parayı iade edeceğini taahhüt ettiğini, davacı tarafından banka aracılığı ile çek karşılığında davalıya 48.000 Suudi Riyali ödendiğini, ancak davalının şirketi kurmadığı gibi aldığı parayı da iade etmediğini, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine Suudi Arabistan Krallığı Riyad 32. Hukuk Mahkemesinde 20/09/2018 tarihinde alacak davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/498 KARAR NO: 2024/1955 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2021 NUMARASI: 2020/979 Esas - 2021/977 Karar DAVA: Tenfiz Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı ile davalının Türkiyede ticari bir şirket kurulması üzerine anlaştıklarını, bu sebeple şirketin sermayesi için davacı ile davalı arasında makbuz senedi tanzim edildiğini, bu senede göre davalının kurulacak olan şirket için müvekkilinden 48.000 Suudi Riyalini aldığını ikrarla şirket masrafları düşüldükten sonra geri kalan parayı iade edeceğini taahhüt ettiğini, davacı tarafından banka aracılığı ile çek karşılığında davalıya 48.000 Suudi Riyali ödendiğini, ancak davalının şirketi kurmadığı gibi aldığı parayı da iade etmediğini, bu sebeple davacı tarafından davalı aleyhine Suudi Arabistan Krallığı Riyad 32. Hukuk Mahkemesinde 20/09/2018 tarihinde alacak davası açıldığını, mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini ve kararın 10/10/2018 tarihinde kesinleştiğini, kararın icrası için tenfizinin gerektiğini belirterek, söz konusu mahkeme kararının tenfizini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı olduğunu, kararın Türkiye'de kurulacak şirketin kuruluşuna ilişkin para iadesine ilişkin olması nedeniyle Türk hukukunun uygulanması gerektiğini, ancak mahkemece bu yönde bir uygulama yapılmadığından kararın kamu düzenine aykırı olduğunu, müvekkili Suriye vatandaşı olup uzun süredir Türkiye'de ikamet ettiğini ve Suudi Arabistan'da ikametgahı bulunmadığını, müvekkilinin savunma hakkından mahrum bırakıldığını, müvekkiline usulüne uygun olarak yapılmış bir tebligat bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinin gıyabında verilen yabancı mahkeme kararı MÖHUK'un 54/1-ç bendine aykırı olup tenfizinin mümkün olmadığını belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; 5 Ekim 1961 tarihli Yabancı Resmi Belgelerin Tasdiki Mecburiyetinin Kaldırılmasına İlişkin Lahey Sözleşmesi'ne kararın verildiği Suudi Arabistan'ın taraf olmadığı, bu sebeple yabancı mahkeme ilamına apostil şerhi eklenmesinin mümkün olmadığı, Suudi Arabistan makamlarınca hazırlanan resmi belgelerin Türkiye'de bu vasfı taşımasının, Suudi Arabistan yetkili makamı veya Türk Konsolosluk makamı tarafından onaylanmasına bağlı olduğu, eldeki davada yabancı mahkeme ilamının onaylı aslı ve kesinleşmiş ve onaylı Türkçe çevirisinin dosyaya ibraz edildiği, MÖHUK'un 54/c maddesi uyarınca,kararın kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gerektiği, davalı tarafça, yabancı mahkemece kendisine bildirim yapılmadığından savunma hakkının kısıtlandığının ileri sürüldüğü, tenfizi istenen ilamda davalıya tebligat yapıldığının belirtildiği, davacıya verilen kesin süre içerisinde tebliğ...