Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında imzalanan 05.06.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, davacı yüklenici tarafından davalı arsa sahibi şirkete devri yapılan tapu payları nedeniyle düzenlenen 29.06.2012 tarihli iki adet faturaya dahil 315.317,02 TL KDV tutarının davalı arsa sahibinden tahsili talebine ilişkindir. Davalı vekili, arsa karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri götürü bedelli ve anahtar teslim sözleşmelerden olduğundan yüklenici tarafından düzenlenen faturaya konu KDV tutarının arsa sahibinden talep edilmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/972 KARAR NO: 2024/1300 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 05/11/2020 NUMARASI: 2017/150 Esas, 2020/516 Karar DAVANIN KONUSU: Alacak KARAR TARİHİ: 04/12/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, taraflar arasında imzalanan 05.06.2009 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında, davacı yüklenici tarafından davalı arsa sahibi şirkete devri yapılan tapu payları nedeniyle düzenlenen 29.06.2012 tarihli iki adet faturaya dahil 315.317,02 TL KDV tutarının davalı arsa sahibinden tahsili talebine ilişkindir. Davalı vekili, arsa karşılığı inşaat yapım sözleşmeleri götürü bedelli ve anahtar teslim sözleşmelerden olduğundan yüklenici tarafından düzenlenen faturaya konu KDV tutarının arsa sahibinden talep edilmeyeceğini belirterek, davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin "müteahhide ait masraf ve giderler" başlıklı 12. maddesinin 7. bendinde; "tapuda müteahhide hisse devri sırasında doğacak her türlü tapu harcamalarının, alım satım harçlarının, ipotek tesis ve teminat değişikliği harçlarının ve bu nedenle doğacak her türlü KDV dahil vergilerin" yüklenicinin ödemesi gereken vergiler olarak kararlaştırıldığı, somut olayda taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre arsa payının yükleniciye devrine kadar olan vergilerden açıkça davacı yüklenici ortak girişimin sorumlu tutulduğu, ancak vergi doğuran bağımsız bölümlerin devrinin taraflar arasındaki sözleşmede düzenlenmemiş olduğu, sözleşmenin 12/7. maddesinin mefhumu muhalifinden hareket edildiğinde bağımsız bölümlerin davalı arsa sahibine devrinden dolayı davacı ortak girişimin KDV ödemekle yükümlü olmadığı sonucuna varıldığı, ayrıca Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre de; KDV'nin, mal ve hizmet alıcısına ait olduğu, sözleşmede aksine bir düzenleme bulunmadığından ve hükme elverişli bulunan bilirkişi raporu da dikkate alındığında davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 315.317,02-TL'nin faturaların tebliğ tarihi olan 25/06/2014 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara verilmesine, karar verilmiştir. Davalı vekili istinafında, huzurdaki dava ile aynı sözleşmeden dolayı, diğer arsa sahibine karşı ikame edilen bire bir aynı davada İstanbul 9. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2017/4148 E. 2018/35 K. sayılı kararla davanın reddine karar vermiş olup, söz konusu karara karşı yapılan istinaf itirazlarının da İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi'nin 2018/850 E. 2020/949 K. sayılı kararıyla reddedildiğini, bu emsal kararlar dikkate alınarak ilk derece mahkemesi kararının kaldırılması g...