DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; marka tescil başvurusunda bulunan müvekkilinin, İsviçre, Almanya, Avusturya gibi ülkelere Yunanistan'da üretimini yaptığı zeytinyağı, bal ve kekik ürünleri satış ve pazarlamasını yaptığını ve uzun yıllardır "..." markası adı altına ticari hayatına devam ettiğini, uluslararası alanda tanınırlığını bu marka üzerinden sağladığını, bu isimle reklam, ilan ve tanıtım yaptığını, katıldığı ulusal ve uluslararası bütün fuarlarda bu ismi kullandığını, tescili için başvurulan markanın, İsviçre'de yine şirketin ortağı olan ... adına da tescil...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/490 Esas KARAR NO: 2024/1873 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ: 24/11/2022 NUMARASI: 2020/58 Esas, 2022/197 Karar DAVANIN KONUSU: Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; marka tescil başvurusunda bulunan müvekkilinin, İsviçre, Almanya, Avusturya gibi ülkelere Yunanistan'da üretimini yaptığı zeytinyağı, bal ve kekik ürünleri satış ve pazarlamasını yaptığını ve uzun yıllardır "..." markası adı altına ticari hayatına devam ettiğini, uluslararası alanda tanınırlığını bu marka üzerinden sağladığını, bu isimle reklam, ilan ve tanıtım yaptığını, katıldığı ulusal ve uluslararası bütün fuarlarda bu ismi kullandığını, tescili için başvurulan markanın, İsviçre'de yine şirketin ortağı olan ... adına da tescil ettirildiği, Türkiye'de ise şirketin, ... Tic. A.Ş. ismiyle kurulduğunu ve faaliyete geçtiğini, uzun yıllardır kullandığı, yatırım yaptığı ve dış ticarette kullandığı markasını Türkiye'de de tescil ettirmek isteyen müvekkilinin, davalının itirazı ile karşılaştığını, Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname 1. ve 6.maddelerinde tescil sistemini öngörmüş olsa da, bunun önemli istisnalarından birisinin tescilden önceki kullanıma dayanan gerçek hak sahipliği olduğunu, gerçek hak sahipliği nedeniyle hükümsüzlük kararı verilebilmesi için, marka sahibinin mutlaka Türkiye'de bulunması ve Türkiye'de satış yapması gerekmediğini, zira Paris Sözleşmesi'nin 8.maddesinde sözleşmeye taraf yabancı bir ülkede tescilli ticaret unvanlarının, Türkiye'de tescilsiz olsa bile korunması gerektiği yönünde düzenleme içerdiğini, müvekkilinin yapmış olduğu başvurunun, dosya içeriği, ilgili KHK ve yukarıda bahsi geçen içtihatlar dikkate alındığında; davacı müvekkilinin "..." markasını fili kullanımı ve piyasada tanınır hale getirmesi, bu isim altında uzun yıllardır ticari faaliyette bulunmasıyla zaten itiraz edenin tescil tarihinden çok önce bu marka hakkını kazandığını, dolayısıyla sicile yapılacak tescilin açıklayıcı nitelikte olacağını, gerçek hak sahipliği ilkesinin, kötüniyet ile başkasına ait markaları tescil ettirerek gerçek hak sahibi tarafından markaya yapılan yatırımdan ve tanınmışlıktan faydalanan kimselere karşı Türkiye'de henüz markasını tescil ettirmemiş gerçek hak sahiplerini korumaya yönelik en önemli hukuki argüman olduğunu, bu bakımdan gerçek hak sahipliğinin ticari sicil sisteminin istinasını teşkil ettiğini, İstanbul Ticaret Odası'nın "Türk Fikri Mülkiyet Hukuku'nda Güncel Gelişmeler" başlıklı 2011-32 sayılı yayınında; "Bir diğer sorunun da markayı haksız yere kendi a...