Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi DAVA: Davacı vekili 06/05/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkile ait ---- plakalı araç ile davalı tarafından ---- numaralı poliçe ile sigortalanan ----- plakalı araç arasında 18.11.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup bu kaza neticesinde, bağımsız sigorta eksperi ---- tarafından düzenlenen raporla sabit olduğu üzere, müvekkile ait araçta 55.471,80 TL tutarında hasar meydana gelmiş ve bu bedelin tespiti için düzenlenen rapora müvekkil 440,00 TL ücret ödemiştir. Yukarı paragrafta bahsi geçen kaza, davalı tarafından ---- poliçe numaralı ZMMS ile sigortalanan ----- plakalı araç sürücüsünün kusuru neticesinde meydana gelmesine karşın davalı tarafından müvekkile aksi yönde beyanlarda bulunarak müvekkilden haksız ve hukuka aykırı olacak...
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/327 KARAR NO : 2024/817
DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 06/05/2023 KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA: Davacı vekili 06/05/2023 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "Müvekkile ait ---- plakalı araç ile davalı tarafından ---- numaralı poliçe ile sigortalanan ----- plakalı araç arasında 18.11.2022 tarihinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olup bu kaza neticesinde, bağımsız sigorta eksperi ---- tarafından düzenlenen raporla sabit olduğu üzere, müvekkile ait araçta 55.471,80 TL tutarında hasar meydana gelmiş ve bu bedelin tespiti için düzenlenen rapora müvekkil 440,00 TL ücret ödemiştir. Yukarı paragrafta bahsi geçen kaza, davalı tarafından ---- poliçe numaralı ZMMS ile sigortalanan ----- plakalı araç sürücüsünün kusuru neticesinde meydana gelmesine karşın davalı tarafından müvekkile aksi yönde beyanlarda bulunarak müvekkilden haksız ve hukuka aykırı olacak şekilde, müvekkil aldatılarak ibraname alınmıştır. Zira; Bilindiği üzere; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun "Aldatma" başlıklı 36. maddesi uyarınca; "Taraflardan biri, diğerinin aldatması sonucu bir sözleşme yapmışsa, yanılması esaslı olmasa bile, sözleşmeyle bağlı değildir. Üçüncü bir kişinin aldatması sonucu bir sözleşme yapan taraf, sözleşmenin yapıldığı sırada karşı tarafın aldatmayı bilmesi veya bilecek durumda olması hâlinde, sözleşmeyle bağlı değildir."Kanunda hilenin tanımına doğrudan yer verilmemiş ise de aldatma (hile); genel olarak, bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hilenin varlığının kabulü için bazı şartların gerçekleşmesine ihtiyaç vardır: Birinci şart "aldatma fiili"dir. Aldatan şahıs diğerini yanıltmış (hataya düşürmüş) olmalıdır. Fakat karşı tarafın düştüğü bu yanılmanın esaslı olması gerekmez (TBK. m.36/1). Çünkü aldatan hiçbir surette korunmaya layık değildir. Aldatan, sözleşmenin yapılması ve özellikle görüşmeler sırasında, belirli konu ve hususlarda doğru olmayan bilgiler vermekte veya bazı hususları dürüstlük kuralına göre açıklaması gerekirken kasten gizlemektedir. İkinci şart; "aldatma kastı"dır. Aldatan, karşı tarafı sözleşme yapmaya ikna etmek için ona bilerek ve isteyerek (kasten) gerçek dışı beyanda bulunmuş olmalıdır. Başka bir deyişle, yalan söyleyende karşı tarafı aldatmak ve onun gerçeği bilmesi hâlinde yapmayacak olduğu bir sözleşmeyi yapmaya sevk etmek niyeti bulunmalıdır. Eğer bir kimse, bilmemesi ağır bir kusur teşkil etmesine rağmen, durumu bilmeden bir beyanda bulunmuş ise aldatma kastı yoktur. Üçüncü şart ise "illiyet bağı"dır. Sözleşme aldatma sonucu, onun etkisi ile yapılmalıdır. Aldatılan yapmış olduğu sözleşmeyi, aldatma olmasıydı ya hiç yapmayacak ya da daha iyi ...