Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın kadimden beri nizasız ve fasılasız şekilde kendisi tarafından kullanıldığını, dava dışı kişiler tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Mahkemesinde yargılama yapıldığını, yargılama sırasında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanlarında taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığının belirtildiğini, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda Mahkemenin görevsizliğine...
1. Hukuk Dairesi 2025/1663 E. , 2025/1986 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/45 E., 2023/162 K.
Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; dava konusu 203 parsel sayılı taşınmazın kadastro sırasında Hazine adına tespit edildiğini, taşınmazın kadimden beri nizasız ve fasılasız şekilde kendisi tarafından kullanıldığını, dava dışı kişiler tarafından dava konusu taşınmazın tespitine itiraz edilmesi üzerine, Kadastro Mahkemesinde yargılama yapıldığını, yargılama sırasında yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişilerin beyanlarında taşınmazın kendisi tarafından kullanıldığının belirtildiğini, Kadastro Mahkemesince yapılan yargılama sonunda Mahkemenin görevsizliğine karar verildiğini ve yargılamaya Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/361 Esas sayılı dosyasında devam edildiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile taşınmazın adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde, dava konusu taşınmazın davacı ile bir ilgisinin bulunmadığını, taşınmazın kadastro tespitinin doğru şekilde yapıldığını, taşınmazın davacı tarafından kullanıldığına dair dosyaya herhangi bir delil sunulmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 21.03.2012 tarihli, 2009/174 Esas, 2012/71 Karar sayılı kararıyla, dava konusu taşınmazın tarım arazisi vasfında olduğu ve davacının dava konusu taşınmazı nizasız ve fasılasız şekilde 20 yılı aşkın süredir kullandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 21.03.2012 tarihli kararının süresi içinde davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 21.04.2022 tarihli ve 2022/1961 Esas, 2022/3377 Karar sayılı kararı ile; 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3 hükmü uyarınca hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına hükmedilmiştir. Mahkemenin yukarıda tarihi ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma kararı uyarınca hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde özetle; kadastro tutanaklarına göre yapılan tespitlerin usulüne uygun askı ilanına çıkarılıp çıkarılmadığının incelenmesi gerektiğini, aksi halde görevsizlik kararı verilerek dosyanın kadastro mahkemesine gönderilmesi gerektiğini, komisyon kararının usulüne uygun kesinleştirilip kesinleştirilmediğine bakılmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava, kadastro öncesi ned...