İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.03.2007 tarihli İskenderun ... Tesisleri İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin ve Elleçme prosedürü ek sözleşmesinin imzalandığını, davacının ek sözleşme uyarınca stoklama işlemlerini usulüne uygun şekilde yürütmesine rağmen, davalının 2007-2010 yılları arasına ilişkin sözleşme uyarınca hesaplanan ve ortalama stok süresi olan 45 günü aşan stoklama hizmeti bedelini ödemediğini, buna ilişkin gönderilen faturalara itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak...
6. Hukuk Dairesi 2024/2459 E. , 2025/2875 K.
"İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/655 E., 2024/211 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında 08.03.2007 tarihli İskenderun ... Tesisleri İşletme Hakkı Devir sözleşmesinin ve Elleçme prosedürü ek sözleşmesinin imzalandığını, davacının ek sözleşme uyarınca stoklama işlemlerini usulüne uygun şekilde yürütmesine rağmen, davalının 2007-2010 yılları arasına ilişkin sözleşme uyarınca hesaplanan ve ortalama stok süresi olan 45 günü aşan stoklama hizmeti bedelini ödemediğini, buna ilişkin gönderilen faturalara itiraz ettiğini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 50.000,00 USD'nin fatura tarihinden işleyecek temerrüt faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiş, bilahare talebini 837.523,812 USD olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sözleşmede ürün bazlı stok hesabı yapılacağına ilişkin hüküm bulunmadığını, yıllık ortalama hesabı yapılırken tüm ürünlerin birlikte ortalamasının alınması gerektiğini, bu halde yapılan hesaplamaya göre 2007-2008 dönemine ilişkin ürün ortalama stok süresinin 40 gün, 2008-2009 dönemine ilişkin ortalama stok süresinin 49,7 gün, 2009-2010 dönemine ilişkin ortalama stok süresinin 38,18 gün olduğu, sadece 2008-2009 dönemine ilişkin ortalama stok süresini aşan gün sayısının 4,7 gün, hizmet bedelininde 27.672,88 USD olduğunu, davacı şirkete 08.05.2009 tarihinde gönderilen ihtarname ile bu miktar fatura kesilmesi halinde bedelin ödeneceğinin bildirildiğini ve davacı tarafça kesilen faturaların iade edildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 16.06.2016 tarihli kararı ile sözleşmede ne ürün bazlı, ne de tüm gübrelerin ortalamasının alınmasına ilişkin bir açıklık olmaması nedeniyle bu durumda yapılan sözleşmenin konusu iş ve uyuşmazlığa ilişkin işlemlerin gümrük kanunu ve gümrük yönetmeliğinin antrepo rejimleri hükümlerine göre değerlendirilmesi gerektiği, bu nedenle gübre cinsleri bileşimleri ve kimyasal özellikleri farklı olduğundan, gümrük mevzuatı uyarınca aynı yere konulmasının ve birbirleri ile karıştırılmasının veya karışık olarak depolanmasının mümkün olmadığı, gübrelerin cinslerine göre ayrı ayrı bölümlerde depolandığı ve stok kayıtlarında ayrı tutulduğu değerlendirildiğinde ürün bazlı olarak stoklama bedelinin yani gübre cinsi itibariyle 45 günü aşan stoklama bedelinin hesaplanması gerekeceği bu miktarında son bilirkişi raporuna göre 162.312,73 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 16.06.2016 tarihli kara...