Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan marka seçimi yaparken çok sayıda marka arasında müvekkilinin sektöründe kullandığı, sektörde belirli bir bilinirliğe ulaşmış "..." esas unsurlu markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerini; piyasasında yıllardan beri çok iyi bilindikten ve haklı bir saygınlık kazandıktan sonra kullanmaya başladığını, Müvekkil davacıların yoğun yatırımları ile piyasada tanınan bir işaret haline gelen bu anlamda aranan marka haline gelen; bu ibarenin gerçek hak sahibinin marka sahibi olan müvekkil davacının olduğu; buna karşın davalının haksız olarak söz konusu ibarenin ticaretini yaptıkları, davalı tarafın müvekkil davacının "..." esas unsurlu markaları dışında sektöründe iyi bilinen üç ayrı büyük firmanın da...
T.C. İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/209 KARAR NO : 2024/125
DAVA : Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 25/11/2022 KARAR TARİHİ : 25/06/2024
Mahkememizde görülmekte bulunan Marka (Marka Hükümsüzlüğünden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılamasının sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı yan marka seçimi yaparken çok sayıda marka arasında müvekkilinin sektöründe kullandığı, sektörde belirli bir bilinirliğe ulaşmış "..." esas unsurlu markalarının ayırt edilemeyecek kadar benzerini; piyasasında yıllardan beri çok iyi bilindikten ve haklı bir saygınlık kazandıktan sonra kullanmaya başladığını, Müvekkil davacıların yoğun yatırımları ile piyasada tanınan bir işaret haline gelen bu anlamda aranan marka haline gelen; bu ibarenin gerçek hak sahibinin marka sahibi olan müvekkil davacının olduğu; buna karşın davalının haksız olarak söz konusu ibarenin ticaretini yaptıkları, davalı tarafın müvekkil davacının "..." esas unsurlu markaları dışında sektöründe iyi bilinen üç ayrı büyük firmanın da markalarına müracaat ettiği ve bu firmaların yaptığı itirazlar ile söz konusu markaların düştüğü, davalıların bu şekilde bilinen markaları tescil ettirerek haksız kazanç elde etmeyi meslek haline getirdikleri, söz konusu tesciller davalıların kötü niyetli olduklarını ispat ettiği için açmış oldukları davanın ayrıca 6769 sayılı SMK' nın 6/9. Maddesi kapsamında kötü niyet nedeni ile de kabul edilerek davalılar adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini, davalı tarafın ... tescil nolu ... markasını yargılama sürecinde üçüncü kişilere devrederek davayı sürüncemede bırakması ihtimali bulunduğunu, 6769 sayılı SMK bağlamında; devir, sicile kayıt edilmediği sürece, tarafların markanın tescilinden doğan yetkileri iyi niyetli üçüncü kişilere karşı ileri süremeyeceğini, Bu nedenle, mevcut durumun muhafazası ve davanın etkinliğinin sağlanması bakımından, anılan markanın üçüncü kişilere olası devrinin dava sonuna dek önlenmesi için, 6769 Sayılı SMK 159 vd. maddeleri ile ile 6100 Sayılı HMK nın 389 vd. maddeleri gözetilerek ihtiyati tedbir kararı verilmesini, Her türlü yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı taraf her ne kadar dava dilekçesinde SMK md.6'nın 3,5 ve 9. Betlerine göre tüm emtialarda SMK md.25'e göre hükümsüzlük talebinde bulunmuşsa da davacının dava dilekçesi incelendiğinde esasında talebinin SMK md.6/1 fıkrasına dayandığı ve tüm dava dilekçesinde bunu gösterir şekilde markaların ayırt edilemeyecek kadar benzerliği ve karşıtırılabilirliğinden bahsetmiş olduğu izahtan vareste olduğunu, Somut olayda davacı taraf dava dilekçesinde markanın 2018 yılı SONUNDA tescil edildiğini ve 2019 yılında ise ilk kullanımının gerçekleştiğini belirtmekte olduğunu, Bu kapsamda markanın hem en az 5 yıldır tescilli olmadığı hem de dava tarihinden önceki 5 yıla dair ciddi kullanımı gö...