Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı tarafından davalıya yapılan "dolap onarımı ve tadilatı" işine ilişkin olarak düzenlenen 25.08.2022 tarihli 339.250,00-TL'lik faturadan kalan bakiye 277.580,00-TL'ye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda davalı ile ilgili ihtiyati haciz karar verilmesi de talep edilmiştir.Mahkemece 19.04.2024 tarihli ara kararla, yaklaşık ispatın mevcut olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalı/borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı/borçlunun...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/895 KARAR NO: 2024/795 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/04/2024 NUMARASI: 2022/866 Esas, Derdest DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 09/07/2024 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sırasında verilen ara kararına karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava, davacı tarafından davalıya yapılan "dolap onarımı ve tadilatı" işine ilişkin olarak düzenlenen 25.08.2022 tarihli 339.250,00-TL'lik faturadan kalan bakiye 277.580,00-TL'ye dayalı olarak başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebine ilişkin olup, bu kapsamda davalı ile ilgili ihtiyati haciz karar verilmesi de talep edilmiştir.Mahkemece 19.04.2024 tarihli ara kararla, yaklaşık ispatın mevcut olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.Davacı vekili istinafında, davalı/borçlu ile müvekkili arasındaki ticari ilişki nedeniyle davalı/borçlunun müvekkili şirkete borcu olduğunun; Muavin Defter kayıtları, E-Arşiv Faturalar, Proforma Faturalar ile de sabit olduğunu, ayrıca davalının 04.05.2023 tarihli dilekçesinde beyan ettiği üzere; davalının işyerinin kapatıldığını ve işyeri içerisindeki davaya konu dolapların satıldığını, müvekkili şirkette çalışanlar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından davalı/borçlunun işyerinde bulunan dolapların tadilatının yapıldığının ancak tadilat karşılığında müvekkili şirkete hiçbir bedel ödenmediğinin her iki tarafın da kabulünde olduğunu, davalının huzurdaki davaya konu icra dosyasına mal kaçırma ve müvekkilinin haklı alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla itiraz ettiğini, zira davalı/borçlunun ödemeye ilişkin üzerine düşen edimleri yerine getirmediğinin ikrar niteliğindeki kendi beyanları ile de sabit olduğunu, bu sebeple müvekkilinin hak ve alacaklarının güvence altına alınması ve alacağının tahsilinin ileride imkansız hale gelme ihtimali de dikkate alınarak davalı/borçlu hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesi gerektiğini, gerekçeli kararda her ne kadar; davalının mallarını gizlemeye, kaçırmaya ve kendisinin kaçmaya hazırlandığına ya da kaçtığına dair bilgi ve belge bulunmadığı belirtilmiş olsa da davalı/borçlunun iş yerinin kapatıldığı ve dolapların satıldığı ikrarı ile 10 adet 160*60*200 sütlük dolabı ve 1 adet havuz tipi buzdolabının onarım ve tadilatı ile ilgili müvekkiline hiçbir ödeme yapmadığı gözetildiğinde mallarını kaçırdığının, kendisinin de kaçmaya hazırlandığının açıkça ortada olduğunu, davalı/borçlunun cevap dilekçesinde; ''Müvekkilim ile davacı şirket yetkilisi ... arasındaki konuşmalar/yazışmalar ile davacı tarafın bu davaya konu ettiği fatura içeriği/sipariş formları arasında hiçbir benzerlik bulunmamaktadır. Çünkü müvekkilim ile ...