Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne 27.836 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği 5/12/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; ıslah ile arttırılan tutarın 25/2/2020 günü zamanaşımına uğradığını; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının (KAKSGŞ) B.1'inci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleşmesi durumunda öğrenildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlü olan davacının süresi içinde rizikoyu ihbar etmediğini; müvekkili sigortacının gerçek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2021/1927 KARAR NO: 2024/1115 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 26/4/2021 NUMARASI: 2019/428 (E) - 2021/365 (K) DAVANIN KONUSU: Maddi Tazminat KARAR TARİH:10/9/2024 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜDava, kasko sigortasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, davanın kabulüne 27.836 TL maddi tazminatın olayın meydana geldiği 5/12/2017 gününden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili dilekçesinde özetle; ıslah ile arttırılan tutarın 25/2/2020 günü zamanaşımına uğradığını; Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartlarının (KAKSGŞ) B.1'inci maddesi uyarınca rizikonun gerçekleşmesi durumunda öğrenildiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirimde bulunmakla yükümlü olan davacının süresi içinde rizikoyu ihbar etmediğini; müvekkili sigortacının gerçek zararla sorumlu olduğu dikkate alınarak uzman bilirkişiler aracılığıyla araçta oluşan gerçek hasar miktarının belirlenmesi ve ispat yükünün de zarara uğradığını ileri süren davacıda olduğu dikkate alınarak masrafların davacı tarafından karşılanması gerektiğini; davaya konu uyuşmazlık kapsamında alınan araştırma raporunda aracın bulunduğu hiçbir yerde güvenlik kamerası olmaması ve sigortalı şirketin ekonomik olarak kötü günlerden geçmesi sebebiyle aracın haciz ve yakalama kararları nedeniyle satılamadığı dikkate alınarak ödeme yapılmadığını; kabul anlamına gelmemesi koşuluyla Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmeliğin 16'ncı maddesinin 13'üncü fıkrası uyarınca 1/5 oranında vekâlet ücretine hükmolunması gerekirken, müvekkili şirketin tam vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355'inci maddesi uyarınca ileri sürülen istinaf nedenleri ve kamu düzenine ilişkin konularla sınırlı biçimde yapılan incelemede:Davacı ile davalı sigorta şirketi arasında akdedilen kasko sigortası ile davacıya ait ... plakalı kamyonet cinsinden araca ilişkin 29/11/2017 başlangıç, 29/11/2018 bitiş tarihleri arasında geçerli genişletilmiş kasko poliçesi düzenlendiği konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Somut uyuşmazlıkta tartışılması gereken hukuki sorun, kasko sigortalı kamyonet cinsinden aracın 5/12/2017 günü saat 01.10 sularında yanması nedeniyle oluşan zararın, kasko sigortası teminatı kapsamında olup olmadığına ilişkindir... sigortası türünden olan kasko sigorta sözleşmeleri gerek kuruluşlarında, gerek devamı sırasında, gerekse de rizikonun gerçekleşmesi aşamasındaki ihbar yükümlülükleri bakımından iyi niyet esasına dayalı sözleşme türlerinde...