DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 24/08/2020 KARAR TARİHİ: 18/09/2024 Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin 24.08.2020 tarihli dava dilekçesini özetle: davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ---------- davacıyı gebeliği sürecinde takip ettiğini, sonuçta bebeğin Down Sendromlu olarak doğduğunu, hekimin eksik uygulamaları ve özellikle anneyi Down Sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmaması sonucun ortaya çıktığını, Down Sendromunun gebelikte tespitinin mümkün olduğunu, tespiti halinde de 2827 sayılı Kanuna göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, Down...
T.C. İstanbul Anadolu 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2020/315 Esas KARAR NO: 2024/718 DAVA: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) DAVA TARİHİ: 24/08/2020 KARAR TARİHİ: 18/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacılar vekilinin 24.08.2020 tarihli dava dilekçesini özetle: davalı sigorta şirketinin sigortalısı dava dışı ---------- davacıyı gebeliği sürecinde takip ettiğini, sonuçta bebeğin Down Sendromlu olarak doğduğunu, hekimin eksik uygulamaları ve özellikle anneyi Down Sendromunu tespit eden testler, doğruluk oranları, alternatif tespit seçenekleri ve bunların reddedilmesi halinde ortaya çıkacak riskler konusunda usulünce aydınlatmaması sonucun ortaya çıktığını, Down Sendromunun gebelikte tespitinin mümkün olduğunu, tespiti halinde de 2827 sayılı Kanuna göre gebeliğin sonlandırılmasına izin verilen bir özür olduğunu, Down Sendromunu teşhise yönelik imkanlar konusunda hastayı aydınlatmayan doktorun sorumlu olacağını, davalı sigorta şirketinin davacıları aydınlattığı hususunda ispat yükü altında olduğunu iddia ederek toplam 510.000 TL talep etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesini özetle; Dava dilekçesinde dayanılan delillerin kendilerine tebliğ edilmediğini, 40 haftalık gebelik süresince hastanın takibinin farklı hekimler ve hastaneler tarafından yapılabileceğini, davacının gebelik takibinin sigortalı hekim tarafından gerçekleştirilen kısmında tüm test ve tetkiklerin eksiksiz yapıldığını, mevcut tıbbi yöntemlerle anomalilerin %100 tespitinin mümkün olmadığını, test ve tetkik sonuçlarında düşük risk çıkması halinde hekime kusur yüklenemeyeceğini, prenatal tanı testlerinin yapılabileceği haftaların sınırlı olduğunu, amniyosentez-kordosentez gibi işlemlerin rutin olarak her hastaya yapılmadığını, cerrahi operasyon niteliğinde olan bu işlemlerin yüksek risk tespit edilen hastalara yapılabildiğini, amniyosentez işleminde 1/100 oranında bebeğin kaybedilmesi riski bulunduğu, her Down Sendromlu gebeliğin belirti vermeyebileceği, tarama testleri risksiz ise hastaya amniyosentez kordosentez önerilmeyeceği, riskli gebelik durumunda ileri tetkik ve invazif işlemlerin ancak bu konuda yetkili ve görevli perinatologlar tarafından yapılabileceği, her hekimin bilgilendirme yükümlülüğünün mevzuata göre yapması görev ve yetkisinde bulunan işlemlerle sınırlı olduğunu, kadın doğum hekiminin artmış risk halinde amniyosentez onam veya ret formu alma yetkisi bulunmadığını, davalı hekimin herhangi bir kusuru bulunmadığını ileri sürerek davanın reddini talep etmiştir.İhbar olunan ----------- cevap dilekçesini özetle; ---------- bağlı ------------ Hastanesinde Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olarak çalıştığını, 30 yıllık doktor ve 18 yıllık uzman doktor olduğunu, Kliniğinde gebelik takibi yaparken her gebeye 28 haftaya kadar yaklaşık ayda bir 28-36 haftalar arasında 15 günde bir, son ayında haftada bir ve günü geçtiği ...