Taraflar arasındaki azil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'nun 18.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ...'in, murisin sağ kalan eşi, davalılar ... ve ...'nun ise murisin bir başka anneden olma çocukları olduğunu, ortak muris ...'nun vefatından sonra tereke olarak muhtelif taşınmazların ve bir de ... Ltd. Şti. hisselerinin kaldığını, müvekkili ve davalılar arasında muhtelif davalar bulunduğunu tarafların hasım duruma düştüğünü, böyle bir durumda, ortakların birbirine karşı hukuki hasım konumuna düştüğü bir şirketin yönetiminin sadece bir...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1184 KARAR NO: 2024/1349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 17/03/2021 NUMARASI: 2019/202 E. - 2021/238 K. DAVANIN KONUSU:Şirket müdürünün azli Taraflar arasındaki azil davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; tarafların ortak murisi ...'nun 18.08.2018 tarihinde vefat ettiğini, müvekkili ...'in, murisin sağ kalan eşi, davalılar ... ve ...'nun ise murisin bir başka anneden olma çocukları olduğunu, ortak muris ...'nun vefatından sonra tereke olarak muhtelif taşınmazların ve bir de ... Ltd. Şti. hisselerinin kaldığını, müvekkili ve davalılar arasında muhtelif davalar bulunduğunu tarafların hasım duruma düştüğünü, böyle bir durumda, ortakların birbirine karşı hukuki hasım konumuna düştüğü bir şirketin yönetiminin sadece bir tarafa verilmesinin, diğer tarafın kötüniyetli olarak mağdur edilmesine yol açtığını, şirket yöneticisi olan davalıların bu yetkilerini derhal kötüye kullandığını, davacının ölen eşi ile birlikte oturduğu, aile konutu ve mesken olarak kullandığı ancak tapusu şirkette kayıtlı evin elektriğini (muhtemelen doğalgaz ve suyunu) 07.08.2019 tarihi itibariyle kasten kestirdiklerini, bu sebeplerle, davalının şirkette yönetici olarak kalmasının son derece sakıncalı olduğunu, ve TTK'nın 630/2 maddesi uyarınca, tarafların ortak olduğu şirkette, temsilci konumundaki davalıların her türlü yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılması gerektiğini, TMK'nın 426 427.maddeleri uyarınca kayyım atanması gerektiğini ileri sürerek, davalıların her türlü yönetim ve temsil yetkilerinin kaldırılmasına şirkete kayyım atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, savunmasında özetle; şirketin feshi istendiğinde mahkemece organ boşluğunu doldurmak ve belli işlerin görülmesini sağlamak üzere şirkete kayyım atanabileceğini, somut olayda şirketin feshinin talep edilmesi mevzu bahis olmadığı gibi kayyım atanmasını gerektirecek durumun da olmadığını, diğer davalı ... tarafından İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/590 Esas sayılı dosyasıyla TTK'nın 410/2 gereği genel kurulu toplantıya çağırma izni verilmesi talepli dava açıldığını, dosyanın karar aşamasında olduğunu, mahkemece toplantıya çağırma izni verilmesi halinde genel kurulun gerçekleştirilerek müdür tayini yapılacağını, bu anlamda huzurdaki davanın da konusuz kalacağını, davalar arasında bağlantı bulunması hesabiyle de İstanbul Anadolu 12.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/590 Esas sayılı dosyasının huzurdaki dava yönünden bekletici mesele yapılması gerektiğini, ayrıca davacının düşük hisse...