Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/141 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama esnasında davacının ve bazı sanıkların hakkındaki dosyanın tefriki ile aynı mahkemenin 2020/41 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını; yargılamanın yeni dosya numarası üzerinden devam ettiğini; yargılama esnasında müvekkilinin yöneticisi olduğu ve içinde davalı şirketinde bulunduğu şirketler ile müvekkilinin şahsi mal varlıklarına 5 kişinin kayyım atandığını, bu beş kişinin hem müvekkilinin şahsi...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1339 KARAR NO: 2024/1568 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/01/2021 NUMARASI: 2020/441 E. - 2021/31 K. DAVANIN KONUSU: Tespit Taraflar arasındaki tespit davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili hakkında İstanbul 23. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/141 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, yargılama esnasında davacının ve bazı sanıkların hakkındaki dosyanın tefriki ile aynı mahkemenin 2020/41 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını; yargılamanın yeni dosya numarası üzerinden devam ettiğini; yargılama esnasında müvekkilinin yöneticisi olduğu ve içinde davalı şirketinde bulunduğu şirketler ile müvekkilinin şahsi mal varlıklarına 5 kişinin kayyım atandığını, bu beş kişinin hem müvekkilinin şahsi mal varlığına hem de şirketlerine atanan kayyımlar olduğunu; ..., ..., ..., ... ve ...'dan oluşan kayyım heyetinin halen de hem müvekkilinin şahsi mal varlığına hem de müvekkilinin şirketlerini yönettiklerini; bu kayyımların davacıyı temsilen esasen müvekkiline ait olan davalı şirket ile arabulucu önünde bir araya gelip anlaştıklarını, ihtilafın ara bulucu önünde uzlaşmayla sona erdirdiklerini öğrendiklerini; ara buluculuk işleminin, ara buluculuk daire başkanlığının ... numaralı dosyası üzerinden ve ... numaralı evrakıyla gerçekleştirildiğini; ancak tek kayyım heyetinin hem başvuran ( davalı şirket ) hem aleyhine başvurulan ( davacı ) sıfatıyla gerçekleştirilmesinin hukuka aykırı olduğunu; sürecin ara bulucu ... tarafından bu husus nazara alınmadan ve gereği gibi yürütülmemesi sonucunda da arabuluculuk sürecinin müvekkilinin gıyabında ve onun aleyhine sonlandırılmasının yetki ve görevi kötüye kullanma niteliğinde olduğunu; kayyımların görevlerini kötüye kullanmış olduklarını; kayyımlar hakkında Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunduklarını ancak dosyanın henüz numara almadığını; ara buluculuğa konu hususların tamamı hakkında bilgi sahibi olamadıklarını, bunların saklandığını ancak bir uzlaşmanın gerçekleştiği ve bunun müvekkili aleyhine olduğunu öğrendiklerini iddia ederek; arabuluculuk daire başkanlığı ... numaralı dosyası kapsamında 10/09/2020 tarihinde verilen ve ... numaralı olan anlaşma tutanağının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; yargı kararları ve kanun hükmünde kararname ile TMSF'nin kayyım sıfatıyla davalı şirkete atandığını; kayyımlık müessesesinin kamu yararına hizmet ettiğini; bu nedenle kayyımların davalı şirketin temsilcisi sıfatında olmadıklarını, ortada bi...