Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada; davacı-b.davalı vekili, müvekkili şirketin mimari tasarım firması olduğunu, davalı şirketin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselde bulunan ve kaba inşaatı davalı şirket tarafından sağlanan Residence'de 4 farklı tip sosyal tesis alanı ve restaurantın dış ve iç mimari projesini ve tasarımını gerçekleştirmek üzere, müvekkili ile anlaşmak istediğini, tarafların irade beyanlarını ortaya koymakla öncesinde sözlü olarak ve daha sonra 12/01/2017 tarihinde yazıya dökülerek mimari tasarım sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, yüklenici konumuna haiz olan müvekkili...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 53.HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/2202 KARAR NO: 2023/1222 TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEME: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 26/04/2022 NUMARASI: 2018/691 Esas, 2022/326 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 12/12/2023 Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda; GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:Asıl davada; davacı-b.davalı vekili, müvekkili şirketin mimari tasarım firması olduğunu, davalı şirketin ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... ada, ... parsel ile ... ada, ... parselde bulunan ve kaba inşaatı davalı şirket tarafından sağlanan Residence'de 4 farklı tip sosyal tesis alanı ve restaurantın dış ve iç mimari projesini ve tasarımını gerçekleştirmek üzere, müvekkili ile anlaşmak istediğini, tarafların irade beyanlarını ortaya koymakla öncesinde sözlü olarak ve daha sonra 12/01/2017 tarihinde yazıya dökülerek mimari tasarım sözleşmesinin akdedilmiş olduğunu, yüklenici konumuna haiz olan müvekkili şirketin davalıya karşı sözleşmeden kaynaklı olarak borcunun; dış ve iç mimari projelendirme ve detaylı tasarımlar olduğunu, tarafların sözleşme ile iş sahibi konumunda yer alan davalının menfaatlerine ayrıntılı olarak yer vermiş olduklarını, bir bakışta dahi tamamıyla davalının menfaatlerinden başka hiçbir kayda yer vermeyen sözleşmenin müvekkili şirket nazarında ne denli bağlayıcı olduğunun anlaşılmakta olduğunu, buna rağmen müvekkilinin, davalıya karşı sözleşme ile yükümlülük altına girdiği her bir edimi tek tek ve ayrıntılı olacak şekilde en ufak bir ihtilafa mahal vermeyecek derecede üstün bir gayretle yerine getirdiğini, iş sahibi konumunda yer alan davalının sözleşme ile tek sorumluluğunun sözleşmenin 3. maddesinde yer alan sözleşme bedeli ve ödeme planı başlıklı maddesi olduğunu, davalı şirketin projelendirme bedeli olarak müvekkiline 150.000,00 USD (KDV Hariç) bedel ödemeyi kabul ve taahhüt etiğini, bu bedelin ödenmesi konusunda ise tarafların, parça teslimi halinde bedelin muaccel olacağını kararlaştırdıklarını, işbu davaya konu icra takibini başlatma zorunluluğu doğuran ve davalının edimini yerine getirmediği kısmın, son olarak hüküm altına alınan son bentte yer alan 30.000.00 USD olduğunu, müvekkili tarafından husumete konu yapılan numune bloğun (Örnek Ev) sözleşmedeki şartları haiz olarak tam ve eksiksiz bir şekilde tamamlandığını, müvekkilinin sözleşme ile yükümlendiği edimi ifa ederek davalıya başvurduğunu ve davalıdan bakiye 30.000 USD'yi talep ettiğini, aynı zamanda davalı şirketin örnek evin bedeline ilişkin müvekkilince ödeme talep edilen tarihe kadar hiçbir itirazda bulunmadığını, ayrıca davalı şirketin herhangi bir talebi ya da itirazı olsaydı bunu yazılı olarak bildirmesinin gerekeceğini, zira sözleşmenin 5. maddesinde işveren...