Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.06.2017 tarihinde müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigorta edilen ... Plakalı araç ile ... ve ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mahallinde tutulan tutanağa göre ... plakalı sigortalı aracın olayda %100 kusurlu olduğunu, toplam 56.663,00-TL hasar miktarının davalının kusur durumu ve teminatı dikkate alınarak karşı tarafa ödendiğini, Trafik Sigorta Genel Şartları B4-A maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2021/2108 KARAR NO: 2023/2373 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 02/03/2021 NUMARASI: 2020/258 Esas - 2021/210 Karar DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 21/12/2023 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 23.06.2017 tarihinde müvekkili şirket nezdinde zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigorta edilen ... Plakalı araç ile ... ve ... plakalı araç arasında maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, mahallinde tutulan tutanağa göre ... plakalı sigortalı aracın olayda %100 kusurlu olduğunu, toplam 56.663,00-TL hasar miktarının davalının kusur durumu ve teminatı dikkate alınarak karşı tarafa ödendiğini, Trafik Sigorta Genel Şartları B4-A maddesine göre davanın kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; olayın meydana geliş şartları değerlendirldiğinde davalının "kasta yakın ağır kusuru" açıkça anlaşıldığını, davalıya ait aracın çekici olup arkasında römork takılı olduğunu, Karayolları Trafik Kanunu ve Yönetmelik hükümlerine göre davalının kullandığı aracı, yol ve trafik şartlarını dikkate alarak idare etmesi gerekirken bu kuralları hiçe saymış, trafik emniyeti ile ilgili tesis edilmiş çelik bariyeri ezip geçtikten sonra devamında bölünmüş yolda orta refüj üzerinden geçerek karşı yoldan gelen dava dışı ... plakalı diğer araca çarpmış (çekici ve römork takılı araç ), her iki aracın savrulduğunu, dava dışı aracın yolda yatarak süreklenmiş, davalı aracın ise toprak alanda sürüklenerek durabildiğini, normal olarak aynı durum ve koşullar altında, herkesin göstereceği temel özenin ihmal edilmiş ve en basit tedbirler dahi alınmamış ise artık ağır kusurdan bahsedilmediğini, ağır kusur durumunda kişinin kendisine ait olan özen gösterme ve tedbir alma ödevlerine veya belirli bir şekilde davranmayı emreden bir hukuk kuralına tam bir aldırmazlık ile uymamasının söz konusu olduğunu, kişinin ortalama hareket tarzından ne kadar uzaklaşır ve hukuka aykırı sonucu önlemeye engel olan hususların bertarafı ne kadar kolay olursa kusurun da o derece ağır olduğunu, itirazlarının yeterli değerlendirilmediğini, haksız olarak davanın reddine karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle sigorta şirketi tarafından ödenen hasar bedelinin istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığı...