Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın 26.10.2016 tarihinde, Ukrayna uyruklu sürücü ... idaresinde iken, yaya vaziyetteki ...'ye kusurlu olarak çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, davacı şirket aleyhine verilen Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/65665 E. 2019/11756 K. sayılı kararı ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası sonucu 34.514,00 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, hasar miktarı, davalının kusur durumu ve teminatı dikkate alınarak karşı tarafa ödendiğini, sürücünün ehliyetinin olmadığını, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R ESAS NO: 2022/353 KARAR NO: 2024/1139 İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 22/11/2021 NUMARASI: 2021/38 Esas - 2021/914 Karar DAVA: Tazminat KARAR TARİHİ: 27/06/2024 Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davacı şirket tarafından zorunlu mali mesuliyet (trafik) poliçesi ile sigorta edilen ... plakalı aracın 26.10.2016 tarihinde, Ukrayna uyruklu sürücü ... idaresinde iken, yaya vaziyetteki ...'ye kusurlu olarak çarparak yaralanmasına sebebiyet verdiğini, ... plakalı araç sürücüsünün ehliyetinin bulunmadığını, davacı şirket aleyhine verilen Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 2018/65665 E. 2019/11756 K. sayılı kararı ve İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyası sonucu 34.514,00 TL hasar tespit edilmiş olduğunu, hasar miktarı, davalının kusur durumu ve teminatı dikkate alınarak karşı tarafa ödendiğini, sürücünün ehliyetinin olmadığını, bu nedenle rücu şartlarının oluştuğunu belirterek 34.514,00 TL tazminatın ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunarak, dava konusu aracın davalı şirkete ait olup uzun süreli araç kiralama sözleşmesi ile kiralandığını, Karayolları Trafik Kanununda da belirtildiği gibi karşı tarafta meydana gelen zararlardan işletenin sorumlu olduğunu ve yine aynı kanunun 3.maddesinde işleten olarak sayılanlar arasında aracı uzun süreli kiralayanlarında bulunduğunu, aracın uzun süreli olarak kiralanması nedeniyle araç sahibi olan davalı şirketin işleten vasfında olmadığını, meydana gelen zararlardan sorumlu olmadığını, kaza anında aracın sevk ve idaresinin uzun süreli olarak kiralayan kişide olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Davanın kısmen kabulü ile, 33.283,26 TL alacağın ödeme tarihi 05.04.2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verilmiştir. Bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacının iddia ettiği gibi geçerli olmayan bir ehliyet söz konusu olmadığından, bu hususla alakalı olarak trafik sigorta genel şartları ilgili maddesine göre rücu şartlarının gerçekleşmediğini, Yargıtay kararlarına göre sürücü yüzde yüz kusurlu olmakla birlikte, kastı veya kasta yakın bir kusuru söz konusu değilse, sigortacının dönme (rücu) hakkı doğmayacağını, bu nedenle % 100 kusurlu bile olsa ağır kusurdan bahsedilemeyeceğini, mahkemece taleplerinin reddedilerek eksik ve hatalı tespitler içeren bilirkişi raporuna dayanılarak, usul ve yasaya aykırı hüküm kurulduğunu, müvekkili şirketin ilgil...