Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi --------- iş akdinin tazminata hak kazanacak şekilde sona erdiğini, anılan işçinin taşeron işçisi olarak 19.10.2006 - 12.06.2019 tarihleri arasında çalıştığını, brüt 49.255,94.-TL kıdem tazminatı ile brüt 7.268,33 TL ihbar tazminatının müvekkilleri tarafından 28.06.2019 tarihinde işçiye ödendiğini; davalıların alt işveren olduklarını, bu sebeple müteselsil sorumluluğun İç ilişkisinde her bir davalı yönünden ayrı ayrı rücuan alacak talep ettiklerini belirterek toplam 58.524,27 TL'nin davalılardan sorumlulukları oranında ve ödeme tarihinden işleyecek yasal faizleri ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılara usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen davalılar tarafından cevap...
T.C. İstanbul Anadolu 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO: 2022/344 Esas KARAR NO: 2024/103 DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 12/05/2022 KARAR TARİHİ: 08/02/2024
Mahkememizde görülmekte olan tazminat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Dava dışı işçi --------- iş akdinin tazminata hak kazanacak şekilde sona erdiğini, anılan işçinin taşeron işçisi olarak 19.10.2006 - 12.06.2019 tarihleri arasında çalıştığını, brüt 49.255,94.-TL kıdem tazminatı ile brüt 7.268,33 TL ihbar tazminatının müvekkilleri tarafından 28.06.2019 tarihinde işçiye ödendiğini; davalıların alt işveren olduklarını, bu sebeple müteselsil sorumluluğun İç ilişkisinde her bir davalı yönünden ayrı ayrı rücuan alacak talep ettiklerini belirterek toplam 58.524,27 TL'nin davalılardan sorumlulukları oranında ve ödeme tarihinden işleyecek yasal faizleri ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalılara usulüne uygun şekilde dava dilekçesi ile duruşma davetiyesinin tebliğine rağmen davalılar tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Rücuen Tazminat) davasıdır.Taraflar arasındaki uyuşmazlık ise; davacı tarafından asıl işveren sıfatıyla, işçiye ödediği tazminatın davalı alt işverenlerden rücu koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkin uyuşmazlık olduğu tespit edilmiştir.Taraflarca bildirilen tüm delillerin toplandığı, mahkememiz 01/12/2022 tarihli 1 nolu ara kararı gereği, dosyanın iş hukuku alanında nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişiye tevdi edilerek her bir davalı yönünden rücu koşullarının oluşup oluşmadığı ve rücu miktarı konusunda bilirkişi raporu alınmasına karar verilmiş, dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, 09/10/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; rücu şartlarının oluştuğu şeklinde rapor sunulmuştur.Tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka tarafından, işbu rücu davasına konu dava dışı ------- adlı işçiye kıdem tazminatı ve ihbar tazminatı olarak net 55.005,00.-TL (davacıya maliyeti olarak, damga vergisi ve gelir vergisi dahil BRÜT 56.524,27.-TL) 28.06.2019 tarihinde ödenmiştir. Böylece, müteselsil borçlulukta iç ilişkide rücu şartı olarak geçerli ifa bulunması şartı yerine gelmiştir. 6098 sayılı TBK m.167 uyarınca, borcun mahiyetinden aksi anlaşılmadıkça, müteselsil borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar. Bu hükme göre, müteselsil borçlular arasındaki iç ilişkide birbirlerine rücu meselesi öncelikle sözleşme hükümleri ile borcun niteliği ve işin özelliğine göre çözümlenecektir. Asıl işveren davacı ------- şirketi ile alt işveren işçileri arasında bir iş sözleşmesi bulunmamasına rağmen, İş Kanunu m.2/6'daki emredici hüküm gereği, davacı asıl işverenin bu işçilere karşı müteselsil sorumluluğu bulunduğu tartışmasızdır. Bu durumda hukuki ilişkinin niteliği ve borcun mahiyetine bakıldığında; davacı ile alt işveren dav...