Taraflar arasındaki şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin ortağı aynı zamanda yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, Ekim 2016'dan itibaren müvekkilinin şirkete girişi ve şirketin faaliyetlerine katılmasının fiilen ve hukuken engellendiğini, müvekkilinin haklarının diğer ortaklar tarafından önemli derecede ihlal edildiğini, her iki ortağın şirket yararına değil kendi çıkarları, ticari politikaları doğrultusunda hareket ettiğini, diğer ortakların müvekkilinden habersiz...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/326 KARAR NO: 2024/430 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06.11.2020 NUMARASI: 2017/267 E. - 2020/750 K. DAVANIN KONUSU: Şirketin feshi Taraflar arasındaki şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin davalı şirketin ortağı aynı zamanda yetkilisi ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, müvekkilinin şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediğini, Ekim 2016'dan itibaren müvekkilinin şirkete girişi ve şirketin faaliyetlerine katılmasının fiilen ve hukuken engellendiğini, müvekkilinin haklarının diğer ortaklar tarafından önemli derecede ihlal edildiğini, her iki ortağın şirket yararına değil kendi çıkarları, ticari politikaları doğrultusunda hareket ettiğini, diğer ortakların müvekkilinden habersiz yapmış olduğu işlemler nedeniyle şirketin borca batık hale geldiğini, davalı şirketin en son 20/02/2017 tarihinde 2015-2016 Olağan Genel Kurul toplantısı yapıldığını, işbu toplantıya müvekkilinin de katıldığını, yönetim kurulu üyelerinin ibrası maddelerinde olumsuz oy kullandığını, yine aynı toplantıda müvekkilinin yönetim kuru üyeliğine yeniden seçilmek için aday olduğunu ancak diğer iki üye tarafından olumsuz oy kullanıldığını ve yönetim kurulu üyeliğine seçilemediğini, diğer iki ortağın yönetim kurulu üyesi seçildiğini, davalı şirketin kötü yönetilmesi, şirket çoğunluk payına sahip ortakların müvekkilin elinden haklarını alması ve mevcut haklarını engellemesi, ortaklar arasındaki ilişkinin devam edemeyecek derecede olması nedeni ile davalı şirkete kayyum atanmasını, TTK'nın 531.maddesi uyarınca davalı şirketin haklı nedenlerle feshine ve tasfiyesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle; Davacının şirketten uzaklaştırıldığı, şirket faaliyetlerinden haberdar edilmediği, şirket dışına itilmeye çalışdığı gibi iddiaların doğru olmadığını, davacının, yönetici sorumluluğu almamak için şirket ile ilişiğini kestiğini, davacının diğer ortakları mesnedi belirsiz iddialarla suçlamakta olduğunu, tek bir somut örnek veremediğini, davacının, şirket faaliyetleri hakkında dilediği zamanda ve dilediği şekilde inceleme yapıp bilgi alabildiğini, davacı, şirkete olan borçlarını ödemekten kaçındığını savunarak, kayyım atanması ve şirket feshine yönelik taleplerin ayrı ayrı reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Açılan dava, anonim şirkette TTK 531 Md.'ye dayalı olarak haklı nedenle şirketin feshi istemine ilişkindir. Haklı sebeplerle fesih'i düzenleyen TTK...