Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme çerçevesinde davalının taahhüt ettiği 50.000 adet üründen en az alım miktarında kalan 34.000 adet ürünün, sözleşmedeki hükme ve kendisine bildirilmesine rağmen almadığını, bilirkişi incelemesi sonrası atılmak üzere uğranılan zarar karşısında taahhüt miktarı kadar ürün alınmaması nedeniyle belirsiz alacak davasına konu 15.000 USD'nin davalıdan tahsilini ve ayrıca alım yapılmaması sebebiyle oluşan pazar kaybına konu rakamın dahi davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.sayılı davada dahi aynı açıklamaların yapıldığını, ancak bu açıklamaların ve taleplerin kabul görmediğini,adı geçen bu davanın hali hazırda istinaf incelemesinde olduğunu, bu nedenle aynı...
T.C. İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/155 KARAR NO : 2024/201
DAVA : Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 31/12/2018 KARAR TARİHİ : 15/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili taraflar arasında tek satıcılık sözleşmesi yapıldığını, bu sözleşme çerçevesinde davalının taahhüt ettiği 50.000 adet üründen en az alım miktarında kalan 34.000 adet ürünün, sözleşmedeki hükme ve kendisine bildirilmesine rağmen almadığını, bilirkişi incelemesi sonrası atılmak üzere uğranılan zarar karşısında taahhüt miktarı kadar ürün alınmaması nedeniyle belirsiz alacak davasına konu 15.000 USD'nin davalıdan tahsilini ve ayrıca alım yapılmaması sebebiyle oluşan pazar kaybına konu rakamın dahi davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili ise ... 16.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... E.sayılı davada dahi aynı açıklamaların yapıldığını, ancak bu açıklamaların ve taleplerin kabul görmediğini,adı geçen bu davanın hali hazırda istinaf incelemesinde olduğunu, bu nedenle aynı davayı ihtiva eden huzurdaki davanın derdest olması nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden ret olunmasını,davacıların iddiasının haksız olması nedeniyle dahi davanın esastan dahi ret olunması gerektiğini savunmuştur. Taraflar arasındaki öncelikle ele alınması gereken uyuşmazlık, davacının alacaklı olup olmadığı noktasındadır. Yargılama aşamasında davacı vekilinin duruşma gün ve saatinden haberdar olduğu halde 30/11/2023 tarihi itibariyle icra edilen duruşma için mazeret sunduğu görülmüştür. Bunun üzerine belirtilen duruşmada hazır bulunan davacı vekili son iki duruşmadan beri mazeret sunulması karşısında mazereti kabul etmediğini, dosyanın işlemden kaldırılmasını talep etmiştir. Duruşma aşamasında oluşan bu durum üzerine ise "davacı vekilinin mazeret dilekçe içeriğine rağmen davalı vekilinin mazeret beyanını açıkça kabul edilmemiş olması, açık gerekçenin dilekçede bulunmaması, daha da önemlisi Yargıtay uygulamasında da belirtildiği üzere davacı vekilinin tevkil yetkisinin dahi mevcut olması, buna rağmen başkaca bir vekilin duruşmada hazır olmaması, mazeret beyanlarını tekrarlaması ve yine davanın makul süre içinde bitirilmesine dair Anayasal ve yasal zorunluluk karşısında davacı vekilinin mazeret beyanının takdiren reddine" dair karar oluşturulmuş, akabinde taraflarca davanın takip olunmaması nedeniyle dava dosyası işlemden kaldırılmıştır. Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten sonra ise davalı vekili davanın açılmamış sayılmasına dair karar oluşturulmasını talep etmiştir. Esasen dava dosyasının dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten itibaren ve üç ay geçtiği halde ise taraflarca HMK m.150 hükmü uyarınca yenileme dilekçesi sunulmamıştır. Dava dosyasının işlemden kaldırıldığı tarihten hüküm tarihine kadar üç aylık sürenin geçtiği, davanın da yenilenmediği anlaşılmakla HMK m.150 hükmü gereği davanın açılmamış sayılma şartları oluşmuştur. Yapılan açıklamalar karşısınd...