6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ulaşım, yemek ve temizlik işleri için davalı iş sahibi tarafından yapılan ihaleyi müvekkilinin kazandığını, bunun üzerine 1 Şubat 2015 tarihinde başlayıp iki yıl süre yürürlükte kalacak Personel Taşımacılığı, Yemek ve Temizlik Hizmetlerine İlişkin Sözleşme imzalandığını, sözleşmede ulaşım işlerine ait fiyatların her altı ayda bir, temizlik işlerine ait fiyatların da yıllık olarak belirli oranda artırılacağına karar verilmesine rağmen davalı işverenin, fiyat artışlarını gündeme getirmediğini, müvekkilinin, bu alacaklarını sözleşmenin sona ermesine kısa bir süre kala dile getirdiğini, fakat iki taraf arasında yapılan hesaplamada uyum olmadığını, uyumsuzluğun, bu hususa ilişkin sözleşmenin 2.1.2 ve 2.3.2 maddelerinin davalı tarafından farklı yorumlanmasından...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2020/2277 Esas KARAR NO: 2024/419 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/09/2020 NUMARASI: 2017/491 Esas, 2020/414 Karar DAVA: ALACAK (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 28/03/2024 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; ulaşım, yemek ve temizlik işleri için davalı iş sahibi tarafından yapılan ihaleyi müvekkilinin kazandığını, bunun üzerine 1 Şubat 2015 tarihinde başlayıp iki yıl süre yürürlükte kalacak Personel Taşımacılığı, Yemek ve Temizlik Hizmetlerine İlişkin Sözleşme imzalandığını, sözleşmede ulaşım işlerine ait fiyatların her altı ayda bir, temizlik işlerine ait fiyatların da yıllık olarak belirli oranda artırılacağına karar verilmesine rağmen davalı işverenin, fiyat artışlarını gündeme getirmediğini, müvekkilinin, bu alacaklarını sözleşmenin sona ermesine kısa bir süre kala dile getirdiğini, fakat iki taraf arasında yapılan hesaplamada uyum olmadığını, uyumsuzluğun, bu hususa ilişkin sözleşmenin 2.1.2 ve 2.3.2 maddelerinin davalı tarafından farklı yorumlanmasından kaynaklandığını ve alacak miktarının tespit edilemediğini, bu maddeler uyarınca artırım yapılacağı yerde davalı tarafından, taban fiyatının altına inilerek indirime gidildiğini belirterek davanın kabulüne, taraflar arasındaki sözleşmenin 2.1.2 ve 2.3.2 maddelerinde yer alan artırımla ilgili hükümlerinin alacak miktarlarını da kapsayacak şekilde tespitine, bu hususun tespitinden sonra fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin, ödenmesi gerektiği tarihten itibaren mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 10/08/2020 tarihli ıslah dilekçesi ile, taşıma bedeli fiyat farkı ücretinin 120.865,25 TL ve hizmet bedeli fiyat farkı ücretinin 3.137,10 TL olmak üzere toplamda 124.002,35 TL olduğunun tespit edildiğini belirterek dava değerini 119.002,35 TL daha arttırarak 124.002,35 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile aksi kanaat halinde avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş olup ıslah harcının yatırıldığı görülmüştür. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın, belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, tespit ve eda davasının bir arada açılmasının usule aykırı olduğunu, müvekkilinin, karşı tarafa ödenmesi gereken bir borcunun olmadığını, taraflar arasında artırıma dair, sözleşme hitamına kadar bir uygulama gerçekleştirilmediğini, bu hususun, bu hükmün uygulama ile değiştirildiğini ortaya koyduğunu, sözleşmenin artış yapılmadan sona ermiş olması ve davacının bu yönde herhangi bir faturasının bulunmamasının da bu keyfiyeti gösterdiğini, bu nedenle fiyat artırımı adı altında herhangi bir bedel talep edilmesinin mümkün olmadığını...