Dijital Yargı

Hukuk Platformu

ANA MENÜ

  • Dashboard

ARAÇLAR

  • Karar AraHybrid
  • Detaylı İçtihat
  • Dilekçe Üret
  • Mevzuat6 tür
  • DoktrinYakında

HESAP

  • Abonelik
  • Hesabım
Giriş YapÜcretsiz Dene
Anasayfa/İçtihat/Bölge Adliye Mahkemesi/E. 2021/1696 · K. 2024/863
Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1696 K. 2024/863

E. 2021/1696K. 2024/86330 Nisan 2024
tazminaticra inkar tazminatıbilirkişi raporuicra takibitekerrürtaşınır malborca itirazkredi sözleşmesiitirazın iptaliödeme emriBSMVzilyetlikeksik incelemehaciziptal kararıyasal sürealacağın tahsiliiptal davasıicra takibine itirazın iptaliicra takibine itirazistinaf yoluödeme emrinin iptali
PDF İndir
AI Özet yükleniyor...

Kısa Önizleme

Önizleme

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2017 tarih 2016/722 Esas 2017/1220 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, tüketici ... A.Ş. ile müvekkili arasında 16/03/2015 tarihinde kredi ve rehin sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, sözleşmenin muacceliyet başlıklı 9. maddesi gereğince tüm taksitlerin muaccel hale geldiğini, 04/02/2016 tarihinde davacı tarafından borçlulara muacceliyet uyarısı mektubunun gönderildiğini ve bu mektup ile 04/02/2016 tarihi itibariyle güncel borç tutarının faizi ve vadesi gelecek taksitler ile birlikte 30 gün için...

Karar Metni

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/1696 KARAR NO : 2024/863

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12.12.2017 NUMARASI : 2016/722 Esas 2017/1220 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali KARAR TARİHİ : 30.04.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 30.04.2024

İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12.12.2017 tarih 2016/722 Esas 2017/1220 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, tüketici ... A.Ş. ile müvekkili arasında 16/03/2015 tarihinde kredi ve rehin sözleşmesinin imzalandığını, davalının bu sözleşmede kefil sıfatıyla yer aldığını, sözleşmenin muacceliyet başlıklı 9. maddesi gereğince tüm taksitlerin muaccel hale geldiğini, 04/02/2016 tarihinde davacı tarafından borçlulara muacceliyet uyarısı mektubunun gönderildiğini ve bu mektup ile 04/02/2016 tarihi itibariyle güncel borç tutarının faizi ve vadesi gelecek taksitler ile birlikte 30 gün için ödenmesinin istendiğini, borçluların temerrüte düşürüldüklerini, kredi borcunun ödenmemesi sebebiyle davalıya Beşiktaş 17. Noterliği'nin 16/03/2016 tarihli, 25763 yevmiye numaralı ihtarnamesinin ve hesap özetinin gönderildiğini, ödeme yapılmayınca ve kat ihtarına yasal sürede itiraz edilmeyince davacı tarafından İzmir 16. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5000 sayılı dosyasında taşınır rehininin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını ve tahsilat sağlanamayınca tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla İzmir 25. İcra Müdürlüğü'nün 2016/5391 sayılı dosyasında ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının borca itirazının haksız olduğunu, ortada mükerrer bir takibin bulunmadığını, takipte istenen faiz oranının yasaya uygun olduğunu, davalının rehin hakkına açıkça itiraz etmediğini ve İİKnın 147.maddesinin 1.bendi gereğince rehin hakkının kesinleştiğini, itirazın kötü niyetli olduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, davacı lehine inkar tazminatına karar verilmesin talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davalının borçlu şirketin ortağı iken bu şirketin borçlarına kefil olduğunu, ancak şirket ile ortaklık ilişkisinin sona erdiğini, bu nedenle şirketin borçlarını ödeyip ödemediği ya da rehinli aracını teslim edip etmediği konularında bilgisinin bulunmadığını, borcun taşınır rehini ile güvence altına alındığını, dolayısıyla ilamsız takip başlatılamayacağını, öncelikle rehinin paraya çevrilmesi ve bu aşamadan sonra kalan alacak yönünden ilamsız icra takibi başlatılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, tazminat istenemeyeceğini savunarak davanın reddine, davalı yararına % 20den az olmamak üzere tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE ...

Atıf Yapılan Mevzuat

AkıllıKanun

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu, m. 586

2. Müteselsil kefalet

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 939

1. Alacaklının zilyetliği

OtomatikKanun

4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, m. 954

A. Genel olarak

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 147

(Değişik: 18/2/1965-538/67 md.)

full_scan_v1Kanun

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu, m. 2

Her asliye mahkemesinin yargı çevresinde lüzumu kadar iflas dairesi

Benzer Kararlar

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/2104 · K. 2024/1315

4 Temmuz 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1194 · K. 2024/468

6 Mart 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1596 · K. 2024/814

24 Nisan 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1402 · K. 2024/662

27 Mart 2024

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/538 · K. 2023/1700

24 Kasım 2023

Bölge Adliye Mahkemesiİzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

E. 2021/1496 · K. 2024/824

25 Nisan 2024