Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 03/08/2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...'ın yaralandığını, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş göremezlik, 10 TL bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvurunun söz konusu olmadığını, 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın HMK'nin 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/590 KARAR NO: 2024/846 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 24/01/2024 NUMARASI: 2023/719 Esas - 2024/68 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 29/05/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 03/08/2014 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle davacı ...'ın yaralandığını, fazlaya ilişkin tüm hakları saklı kalmak kaydıyla 50 TL sürekli iş göremezlik, 25 TL geçici iş göremezlik, 10 TL bakıcı gideri, 15 TL tedavi gideri tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından yapılmış geçerli bir başvurunun söz konusu olmadığını, 8 yıllık zamanaşımı süresi dolduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın HMK'nin 114/1-i ve 115/2. maddeleri gereği kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya içerisinde var olan bilgi ve belgeler Sigorta Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşan şekilde kapsamlı inceleme gerektirdiğine dair karar verildiğini, trafik kazasında kusur tespiti için yine Tahkim Komisyonu'nun sınırlarını aşacak şekilde tanık, keşif, bilirkişi ve sair delillerin toplanması gerektiğinden Sigorta Tahkim Komisyonu'nun kararının aslında bir nevi el çekme mahiyetinde olduğunu, dolayısıyla söz konusu kazaya ilişkin hukuk mahkemeleri tarafından inceleme yapılmasına engel teşkil edecek nitelikte bir karar olmadığını belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu uyuşmazlığın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması (derdest olmaması) ve daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartıdır. ( HMK m.114/1-i) Mahkeme, dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir. (6100 sayılı HMK m.115/2) HMK'nin 303/1. maddesine göre, bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacının Sigorta Tahkim Komisyonuna başvurarak aynı kazadan kaynaklı aynı davalıya maddi tazminat istemiyle başvuruda bulunduğu, Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin 2023/90936 sayılı kararı ile başvurunun red edildiği itiraz yolu açık olmak üzere karar verildiği, bu karara karşı davacı tarafça itiraz edildiği ve itiraz üzerine İtiraz Hakem Heyetince, 2023...