Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/07/2011 tarihinde tespit edilemeyen aracın yaya konumda bulunan davacıya çarpması ile yaralandığını, şimdilik 3.500 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın zaman aşımından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, zamanaşımının açıkça zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının...
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 40. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI DOSYA NO: 2024/169 KARAR NO: 2024/705 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 14/11/2023 NUMARASI: 2023/102 Esas- 2023/780 Karar DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat KARAR TARİHİ: 07/05/2024 Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 11/07/2011 tarihinde tespit edilemeyen aracın yaya konumda bulunan davacıya çarpması ile yaralandığını, şimdilik 3.500 TL sürekli iş göremezlik, 500 TL geçici iş göremezlik, 500 TL bakıcı gideri, 500 TL tedavi masrafları olmak üzere toplam 5.000 TL maddi tazminatın ve kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; davanın zaman aşımından reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, zamanaşımının açıkça zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten itibaren başlayacağının belirtildiğini, uzamış ceza zamanaşımı süresi dava konusu kaza nedeniyle 8 yıl kabul edildiğini, gerekçede de açıklandığı üzere ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin tazminat talebi ile açılacak davalar için de geçerli olabilmesi için sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılmış olmasının yeterli olduğunu, bu koşullarda dava konusu kaza nedeniyle davacının, zarar ve faili öğrenmeden itibaren her halükarda 10 yıl içerisinde tazminat talep etme hakkında sahip olacağını, dava konusu kazanın 11/07/2011 tarihinde meydana geldiğini, davacının kaza sonrasında tedavilerinin ne zaman bittiğine ve zamanaşımını kesen nedenlerine dair araştırma yapılmadığını, zamanaşımında başlangıç tarihinin kaza tarihi değil de rapor tarihi olarak esas alınması gerektiğini, dava konusu kaza nedeniyle zamanaşımı süresi dolmadan 2019 yılı içerisinde davalıya başvuru yapılmış olup zamanaşımının kesildiğini belirterek istinaf kanun yoluna başvurmuştur. HMK'nin 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda: KTK'nın 109/2.maddesine göre "Motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar. Dava, cezayı gerektiren bir fiilden doğar ve ceza kanunu bu fiil için daha uzun bir zaman aşımı süresi öngörmüş bulunursa, bu süre, maddi tazminat talepleri için de geçerlidir." Dava konusu kaza tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın 89 ve 66 maddelerine göre, ceza dava zamanaşımı 8 yıldır. Kaza tarihi olan 11/07/2011 tarihi ile dava tarihi olan 30/08/2022 tarihi dikkate alındığında 8 yıllık ceza dava zaman aşımı süres...