Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ----- plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeyken 16/01/2022 tarihinde ------ plaka sayılı araçla maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, karşı tarafın, meydana gelen kazada ilk aşamada hatalı bir şekilde kusursuz (% 0) olarak tespit edildiğini, ardından müvekkilleri hakkında alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafça,---- Dosyasına İstinaden Rücuen Tazminat Alacağı-kasko 4.000-TL'' açıklamasıyla,--------- genel haciz yolu ile müvekkillerinin %100 kusurluymuş gibi takip başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine karşı her iki müvekkili bakımından süresi içerisinde itiraz edilmişse de icra takibinde belirtilen 4.480,93-TL tutarlı ''hasar tazminatının'' talep edilmesinin haksız...
T.C. İstanbul Anadolu 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/582 Esas KARAR NO:2023/369 DAVA:Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:28/07/2022 KARAR TARİHİ:27/04/2023
Mahkememizde görülmekte olan menfi tespit (ticari ilişkiden kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin maliki olduğu ----- plakalı aracın müvekkilinin sevk ve idaresindeyken 16/01/2022 tarihinde ------ plaka sayılı araçla maddi hasarlı bir trafik kazasına karıştığını, karşı tarafın, meydana gelen kazada ilk aşamada hatalı bir şekilde kusursuz (% 0) olarak tespit edildiğini, ardından müvekkilleri hakkında alacaklı olduğunu iddia eden davalı tarafça,---- Dosyasına İstinaden Rücuen Tazminat Alacağı-kasko 4.000-TL'' açıklamasıyla,--------- genel haciz yolu ile müvekkillerinin %100 kusurluymuş gibi takip başlatıldığını ve ödeme emri gönderildiğini, ödeme emrine karşı her iki müvekkili bakımından süresi içerisinde itiraz edilmişse de icra takibinde belirtilen 4.480,93-TL tutarlı ''hasar tazminatının'' talep edilmesinin haksız ve kötü niyetli olduğunu, araçta talep edilen kazanç kaybı miktarı son derece fahiş olup davalının varsa alacağına dair miktarın bilirkişilerce belirlenebileceğini, bunun için öncelikle kusur tespiti yapılması gerektiğini, diğer araçta oluştuğu iddia edilen maddi kayıp yönünden davalının takdirine itibar edilebilmesinin mümkün olmadığını, davaya konu icra takibinin temelinde kazanç kaybı miktarıyla ilgili olarak dayanak herhangi bir belge bulunmadığını, davalı tarafça icra takibine konu miktara nasıl ulaşıldığının taraflarınca anlaşılamadığını, öncelikle davalının aracında 4.000-TL kazanç kaybı oluşmasının mümkün olmadığını, kaldı ki meydana gelen trafik kazasında müvekkilinin tam ve asli kusurluymuş gibi icra takibine girişilmesinin de yerinde olmadığını, mahkemeden, kazaya bağlı olarak varsa ------- plaka sayılı araçta oluşan kazanç kaybının ve meydana gelen trafik kazasındaki kusur durumunun; alanında uzman bilirkişilerce tespit ettirilmesini talep ettiklerini, bu tespitin yapılması akabinde davalı yanın mezkur icra dosyası kapsamındaki kazanç kaybı taleplerinin fahiş olduğu ve gerçeği yansıtmadığının ispat olunacağını, takibin kötü niyetli olduğunu, haksız kazanç elde etmeye yönelik olduğunu, davalının, alacaklı olmadığını bilmesine karşın bu yola başvurduğunu, davalı aleyhine alacağın % 20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, tüm bu nedenlerle müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitini, haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine girişilmesi nedeniyle konu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın görevsiz mahkemede açıldığını, görevli mahkemelerin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, davanın kısmi dava olarak açılmasının mümkün olmadığını, icra takibine konu bedelin kazanç...