Şirketteki hisselerini yıllar itibarıyla farklı tarihlerde devrettiği anlaşılan davacı ortak adına düzenlenen ödeme emirleri içinde devir tarihinden sonraki yıllara ait amme alacağı bulunup bulunmadığı ve vergilendirme dönemlerinde davacının hisse oranları ile sorumluluk sınırının ne olduğu araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği hk.
Vergi Dava Daireleri Kurulu 2007/19 E. , 2007/250 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y VERGİ DAVA DAİRELERİ KURULU Esas No: 2007/19 Karar No: 2007/250 Temyiz Eden: ...Vergi Dairesi Müdürlüğü İstemin Özeti: ... Limited Şirketinin 1998 ila 2001 yıllarına ait vergi borçlarının şirket ortağı olan davacıdan tahsili amacıyla 6183 sayılı Kanunun 35 inci maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle dava açılmıştır. ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; davacının %50 hisseli ortağı olduğu borçlu şirketteki 600 hissesinden 540'ını diğer ortak ...a, kalan 60 hissenin de 59'unu yine ... ve 1'ini de ...'a devrettiği ve hisse devrine ilişkin hususların 1.10.1998, 29.3.2001 ve 18.3.2004 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayımlandığının anlaşıldığı, her ne kadar davalı idarece, borçlu şirketin 1998-2001 yıllarını kapsayan ve Mahkemelerince verilen kararla kesinleşen borçların tahsili amacıyla davacı adına dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiği belirtilmişse de, limited şirket ortağının sorumluluğunun ortaklık payına bağlı bir sorumluluk olduğu, olayda ise davacının noterde gerçekleştirilen hisse devri sözleşmeleri ile şirketteki hisselerini devrettiğinin görüldüğü, hisseleri satın alan kişilerin de şirketin mali durumunu bilerek bu hisseleri aldığının kabulü gerektiği, bu durumda ortaklık payını devreden davacının şirket borçlarından dolayı artık sorumlu olamayacağı, bu nedenle düzenlenen ödeme emirlerinde hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle, ödeme emirlerini iptal etmiştir. Davalı idarenin temyiz istemini inceleyen Danıştay Dokuzuncu Dairesi 24.5.2006 günlü ve E:2004/4420, K:2006/2114 sayılı kararıyla; 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 4369 sayılı Kanunun 21. maddesiyle değişik 35. maddesinde limited şirket ortaklarının, şirketten tahsil imkanı bulunmayan amme alacağından sermaye hisseleri oranında doğrudan doğruya sorumlu olacakları ve bu Kanun hükümleri gereğince takibe tutulacaklarının hükme bağlandığı, diğer yandan, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun "mükellef ve vergi sorumlusu" başlıklı 8. maddesinin 3. fıkrasında; vergi kanunlarıyla kabul edilen haller müstesna olmak üzere, mükellefiyete veya vergi sorumluluğuna müteallik özel mukavelelerin vergi dairelerini bağlamayacağının öngörüldüğü, bu hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden, bir kamu borcu olan vergi borcundan yasa gereği doğan sorumluluğun, borçlu şirketin vergi borcunun doğduğu dönemde sahip olunan hisselerinin satışı yoluyla ortadan kaldırılamayacağının anlaşıldığı, vergisi ihtilaf konusu olan yıllarda şirket ortağı olan davacının limited şirketin ödenmeyen vergi ve buna bağlı alacaklarından sorumlu olup olmadığı dönemler itibarıyla incelenerek sonucuna göre karar verilmek üzere, mahkeme kararını bozmuştur. Bozma kararına uymayan ... Vergi Mahkemesi ... günlü ve E: ..., K: ... sayılı kararıyla; ödeme emirlerinin iptali yolundaki kararında ısrar etmiştir. Israr kararı davalı idarece temyiz edilmiş, ödeme e...