ASIL VE BİRLEŞEN DAVA :İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) ASIL VE BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ: 28/01/2022 KARAR TARİHİ:10/05/2023 Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya------tutarı borç olarak gönderdiğini, parayı geri istemesine rağmen davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalıya ihtarname göndererek TBK 387 maddesi uyarınca borcu muaccel hale getirdiklerini, sonuç alamadıklarını bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazında dekonta ve dekont açıklamasına itiraz etmediğini, dekonttaki açıklama görülmesine rağmen icra takibine kadar davalının sessiz kaldığını, bunun paranın borç olarak verildiğinin açık kanıtı olduğunu, aksini ispat...
T.C. İstanbul Anadolu 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO:2022/62 KARAR NO:2023/354 ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA BİRLEŞEN DAVA:-----Sayılı dava dosyası ASIL VE BİRLEŞEN DAVA :İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) ASIL VE BİRLEŞEN DOSYA DAVA TARİHİ: 28/01/2022 KARAR TARİHİ:10/05/2023
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İDDİA:Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalıya------tutarı borç olarak gönderdiğini, parayı geri istemesine rağmen davalı tarafça müvekkiline ödeme yapılmadığını, bu nedenle davalıya ihtarname göndererek TBK 387 maddesi uyarınca borcu muaccel hale getirdiklerini, sonuç alamadıklarını bunun üzerine icra takibi başlattıklarını, davalının itirazında dekonta ve dekont açıklamasına itiraz etmediğini, dekonttaki açıklama görülmesine rağmen icra takibine kadar davalının sessiz kaldığını, bunun paranın borç olarak verildiğinin açık kanıtı olduğunu, aksini ispat yükünün davalıya ait olduğunu belirterek davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına ve davalının %20'den aşağı olmamak üzere inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin-------hesabından işlem açıklamasına "borç olarak verilen" şeklinde belirterek ---- borç gönderdiğini, davalıdan borç olarak verilen paranın defalarca istendiğini ancak bir sonuç alınamadığını, davalıya---------tarihli ihtarın gönderildiğini, ihtarla birlikte borcun muaccel hale geldiğini, alacağın tahsili için davalı hakkında-------- sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalının kötü niyetli olarak borca ve ferilerine itiraz ettiğini, davalının borcu kabul etmediğini, ancak dekont yada dekont açıklamasına itiraz etmediğini, davalının sürekli sermaye-şirket bölünmesine gittiğini, sermayesini farklı şirketlere aktardığını belirterek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, alacağın %20'sinden az olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA:Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde özetle; öncelikle alacağı kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacı iddiasının TBK 387 maddesine dayalı olması karşısında alacağın zaman aşımına uğradığını, söz konusu dekontta belirtilen bedelin ödünç olarak verilmediğini, taraflar arasındaki ticari sözleşme kapsamında ödenmesi gereken bedele karşılık olduğunu, yine borcu kabul anlamına gelmemekle birlikte TBK 389 maddesi hükmü uyarınca alacağın zaman aşımına uğradığını, davacının takibe dayanak yaptığı ihtarnamenin dekontta belirtilen bedele ilişkin muacceliyet içermediğini, bu nedenle davanın hukuki yarar yokluğundan da reddi gerektiğini, söz konusu ihtarnamede davacının müvekkili ile olan ticari iş gereği tutulan cari hesaptan doğan borçtan bahsettiğini, ihtarnamenin ödenen bedelin borç olarak verilmediğini ticari iş ...