Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 24.06.2021 tarihinde ...'e ait onun sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'a ait ve onun sevk iradesindeki ... yabancı plakalı araç arasında meydana gelen çarpışma neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası taraflarca tutulan Kaza Tespit Tutanağında yer alan kaza krokisinden de anlaşılacağı üzere iş bu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi açısından zarar ve sigorta arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartı yerine getirildiğini, müvekkilinin kaza neticesi oluşan hasar miktarı dikkate alındığında tamirinin ekonomik olmadığından iş bu dava...
T.C. İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/198 Esas KARAR NO : 2023/170 DAVA : Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 02/03/2022 KARAR TARİHİ : 02/03/2023
Yukarıda açık kimliği yazılı taraflar arasında mahkememizde görülen davanın yapılan açık yargılaması sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; 24.06.2021 tarihinde ...'e ait onun sevk ve iradesindeki ... plakalı aracın, müvekkili ...'a ait ve onun sevk iradesindeki ... yabancı plakalı araç arasında meydana gelen çarpışma neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza sonrası taraflarca tutulan Kaza Tespit Tutanağında yer alan kaza krokisinden de anlaşılacağı üzere iş bu kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün tam ve asli kusurlu olduğunu, davalı sigorta şirketi açısından zarar ve sigorta arasında uygun illiyet bağının mevcut olduğunu, dava açılmadan arabuluculuk yoluna başvurulduğunu ve dava şartı yerine getirildiğini, müvekkilinin kaza neticesi oluşan hasar miktarı dikkate alındığında tamirinin ekonomik olmadığından iş bu dava ile gerçek zarar talep edilmekte olduğunu, davalı sigorta şirketleri temerrüde düştüğünü, bu nedenlerle müvekkiline ait araçta meydana gelen, 900,00 EUR maddi zararın fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası karşılığının temerrüt tarihi olan 09.02.2022 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesine göre işleyecek faizi ile birlikte kaza tarihinde geçerli poliçe teminatı dikkate alınarak davalıdan tahsilini, müvekkili tarafından bilirkişi ücreti olarak sarf edilen 492,66 EURnun fiili ödeme tarihindeki Merkez Bankası Efektif Satış Kuru karşılığı Türk Lirası olarak yargılama giderlerine dâhil edilerek davalılan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili, cevap dilekçesinde; davayı kabul anlamına gelmemek üzere, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün davaya konu kazada kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, adli tıp kurumundan kusur raporu alınması gerektiğini, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davacı taraf, sigortalımızın kusurunu ve zararını usulen ispat etmesi gerektiğini, davacı tarafın talep ettiği ekspertiz ücreti nedeniyle de müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacı tarafın işbu talebinin de reddi gerektiğini, herhangi bir kabul beyanı anlamına gelmemek kaydıyla, trafik sigortası sadece araçta meydana gelen maddi hasarı kapsamakta olup bilirkişi tespit gideri poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını, davanın kabülü anlamına gelmemekle birlikte müvekkili şirketin faizden dava tarihinden itibaren yasal faizle sorumlu olduğunu, bu nedenlerle davanın reddini, davacının davasının ispatı halinde; müvekkili şirketin öncelikle ferilerden sorumlu tutulmamasını, olmaz ise asıl alacak, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti açısından ayrı ayrı poliçe limiti ile sorumlu tutulmasını, faizin en er...