Asıl borçlu şirketin mal varlığı satılmadan kanuni temsilciden tahsili yoluna gidilemeyeceği hk.
Danıştay 9. Daire E. 2002/4561 K. 2004/4870 T. 12.10.2004 KANUNİ TEMSİLCİLERİN SORUMLULUĞU ASIL BORÇLU ŞİRKETİN MAL VARLIĞI SATILMADAN KANUNİ TEMSİLCİDEN TAHSİLİ YOLUNA GİDİLEMEYECEĞİ HK. 213/md. 10 Temyiz İsteminde Bulunan: .... Vergi Dairesi Müdürlüğü Karşı Taraf: .... Vekili: Av. ..... İstemin Özeti: Davacı adına 213 sayılı Kanunun 10. maddesi uyarınca düzenlenen ödeme emirlerinin iptali istemiyle açılan davayı; dosyanın incelenmesinden .... A.Ş.'nden tahsil edilemeyen 1994-1995 yıllarına ilişkin muhtelif amme alacaklarının kanuni temsilci olduğundan bahisle davacıdan tahsili için dava konusu ödeme emirlerinin düzenlendiğinin anlaşıldığı, ancak davacı adına düzenlenen 20.5.2000 tarih ve 1822, 12.5.2000 tarih ve 1766, 1767, 1768, 1769, 1770, 1771 takip numaralı ödeme emirlerinin içeriği amme alacaklarının ilgili bulunduğu dönemlerde davacının kanuni temsilci olmadığı, bu nedenle herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle takipten kaldırıldığının bildirildiği, açıklanan sebeple anılan ödeme emirleri hakkında karar verilmesine yer olmadığı, öte yandan 12.5.2000 tarih ve 1772 takip numaralı ödeme emrine gelince; 31.7.1992 tarih ve 3062 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde şirket yönetim kurulu üyeliklerine ...., davacı ve ....'ın seçildiği ve aynı isimlerin şirketi en geniş şekilde temsil ve ilzama yetkili kılındığı amme alacağının ilgili bulunduğu dönemin ise 1992/Haziran dönemi olduğu, bu durumda davacının kanuni temsilcilik sıfatı taşımadığından aksi görüşle düzenlenen ödeme emrinde isabet bulunmadığı gerekçesiyle anılan döneme ait ödeme emrini iptal eden, diğer ödeme emirleri hakkında ise karar verilmesine yer olmadığına hükmeden .... Vergi Mahkemesinin 28.2.2002 tarih ve 2002/327 sayılı kararının; ödeme emirlerinin yasal olduğu ileri sürülerek bozulması istenilmektedir. Savunmanın Özeti: Cevap verilmemiştir. Danıştay Savcısı ....'ın Düşüncesi: İdare ve vergi mahkemelerince verilen kararların temyizen incelenerek bozulabilmesi için, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49 uncu maddesinin birinci fıkrasında belirtilen nedenlerin bulunması gerekmektedir. Temyiz dilekçesinde öne sürülen hususlar, söz konusu maddede yazılı nedenlerden hiçbirisine uymadığından, istemin reddi ile temyiz edilen Mahkeme kararının onanmasının uygun olacağı düşünülmektedir. Tetkik Hakimi ....'in Düşüncesi: İleri sürülen iddialar usule ve hukuka uygun Vergi Mahkemesi kararının bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmadığından temyiz isteminin reddi gerekeceği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Dokuzuncu Dairesince işin gereği görüşüldü: Dosyanın incelenmesinden, .... A.Ş.'nin tahakkuk etmiş vergi borçlarının şirketin varlıklarından tahsil edilemediğinden bahisle 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 10. maddesine istinaden ilgili dönemde şirketin yönetim kurulu üyeliğini yapan davacı adına söz konusu borçların tahsili amacıyla düzenlenen ödeme emrinin iptali istemiyle açılan davayı kabul eden Vergi Mahkemesi kararına karşı temyizen Danıştay'a b...